Su

Su
@_Nymph_
Bırak gitsin. Bırak git. Yeniden doğuyorum. Küllerimden değil; maviliğimden yeniden doğuyorum.
Tüm yaşamım boyunca katlanamadığım çok az şey vardı. Ben hayalleri ya da felsefi yaklaşımları olan bir kız değildim. hiçbir zaman da olmadım. Ben hep hayatı eğlenmeyi sevdiğim yanlarıyla yaşayan biri oldum. Benim için yarın hiçbir zaman kıymetli olmadı. Ben herkesi kendi kurduğum oyuna davet ettim. Küçükken sokakta oynamaya çıktığımda ne zaman halkanın dışında kalmış bir çocuk görsem elinden tutup onu da çektim aramıza, kışın kar yağarken yolda kaç tane kedi gördüysem onu da eve sokup kendimle birlikte şömine başında ısıttım, yemek yerken yarısını hep hayvanların bulabileceği köşelere sakladım, ben hayatım boyunca hiç kimseyi dışarıda bırakmadım. Ve hayatım boyunca hiç kimsenin beni dışarıda bırakmasına izin vermedim. Kim olduğumun, nerede olduğumun önemi yoktu. Deli olup olmadığımın önemi yoktu. Kimsenin bana kendimi kötü hissettirmesine, kimsenin beni aptal yerine koymasına, kimsenin benimle alay etmesine ve beni kullanmasına izin vermeye niyetim yoktu. Dünya sular altında kaldığında, bir yanardağ patladığında, deprem olduğunda, artık aklımda olacak tek şey vardı. Bir doğa felaketi yaşandığında, birileri bir yerlerde birini daha incitiyordu. Öyle cok incitiyordu ki herkes onlarla birlikte ölmeyi hak ediyordu. Beni karşılarına alıp boğazımı kesseler bu kadar kırılmış hissetmezdim, Ben simdi kaybettiğim güven duygusunu hangi merhemle lyileştirecek, hayal kırıklığıma nasıl bir dikiş atıp kapatacaktım.
Sayfa 409·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim

Su

, bir kitap okudu
7/10
·424 syf.·
25 saatte okudu
·
2024 20. kitabı
Lynette Noni
8.5/10 · 295 okunma
"Sahi birden aklıma nişanlın geldi. O ne yapıyor?" Daren anlık bir şüpheyle beni süzdü. Bir şey söylemek için ağzını açtıysa da sessiz kalmayı seçti. "Peki senin?" diye karşı atakta bulundu. "Buraya getirilmeden önce bir sevgilin var mıydı?" Ona doğru biraz daha güldüm. "Varsa kıskanacak mısın?" Yeniden şüpheyle başını yana yatırdı. "Niye sen beni kıskanıyor musun?" "Hah şöyle," dedim tavuktan utanmadan koca bir parça koparıp yerken. "Böyle kendini bilmez ol, ne dediğini kulağı duymaz, hadsiz ol, kendini bir şey san, bir şey olmasan da san. Eğlendir beni." "Hah şöyle," diye beni tekrar etti. "Böyle gül." Şişeden su içerken gözlerimi kaçırmak zorunda hissettim. "Bana bir dilek borcun var," diye konuyu değiştirmeye çalıştım. "Mağarada bana iz bıraktığında borcun kalmıştı." "Kullanmak istemeyen sendin." "Hâlâ saklıyorum haberin olsun. Unutmadım yani." "Tahmin edeyim, izini benden geri isteyeceksin." "Belki öyle," dedim. "Belki de değil." "Neden bu zamana kadar istemediğini merak ediyorum." "Basit." Pasta tabağını önüme aldım. "O iz bana güç ve saygınlık verecek ama ben bu ikisini de kazanmak istiyorum." Birkaç yudum alıp şişeyi dudaklarından uzaklaştırdı. "Seni deli ve dâhi." Yeniden uzanarak başımı yere koydum ama bu defa gözlerimi tepemde ışıldayan Hayat Ağacına diktim. "Burada hiç yıldız yok," diye fısıldadım. "Bu ağaç bana onları anımsatıyor, bu yüzden geri gelmek istedim." "Geceyi seviyorsun." "Yıldızlar çok kalabalıktı, benim de içimde kocaman bir boşluk vardı. Gece o boşluğu doldurdu ama bu diyara geldiğimde yıldızlar yok oldu." "Peki boşluk?" diye sordu. "Bilmiyorum," diye fısıldadım. "Artık onu da hissedemiyorum." Dönüp bana baktı ve kim bilir neden, gülümsedi.
Sayfa 390·Kitabı okudu
"barbarsın sen," dedi bana hiç bakmadan. "tek kelime etmeden, tek karşılık almadan onca yolu seni kucağımda taşıyorum hala söyleniyorsun." Dudaklarım can sıkıcı bir "o" şeklini almıştı. "Beni kucağında taşımadın ki," dedim şişeden bir yudum su içerken. Ağzının içinde kıkırdadı. "Taşımamı mı isterdin?" "Bugün ayrı bir huysuzsun." "Sen de ayrı bir mutsuz." Sonra iyice uzanıp ellerini başının altında birleştirerek yere yattı. Ben de onu taklit ettim. Gökyüzü ne kadar karanlık ve bulanık olsa da Hayat Ağacı'nın ışıklı dalları hiç bir manzarayı aratmıyordu. Bir anda bize bir çatı olmuştu. "Neden seni çağırdığımı sormayacak mısın?" Gözlerimi kapatıp sessizliği bozmak için öylesine konuştum. Ama neden sormadığımı da merak etmiştim. "Hayır," dedi dümdüz bir sesle. "Çünkü biliyorum." Bu bir an beni tereddüde düşürmüştü. Gözlerimi açıp ona bakmak istesem de olduğum yerden kımıldamadım aksine gözlerimi sıkmaya başladım. "En yakışıklı lord ben olduğum için," dedi aniden. "Elbette!" dedim kinayeyle ama gülerek. Ben bunu nasıl düşünemedim. "sence savaş çıkacak mı?" "Savaş her yerde," diye fısıldadı. "Her an bir savaşın içindeyiz. Başkasıyla olmasa, kendimizle." Sonra bir anda gözlerini açıp ta-kip edemediğim bir şekilde o da bana doğru döndü. "Öyle değil mi Nova?" diye mırıldandı. "Sen de bu aralar kendinle çok savaşıyorsun." Kendimi toparlamak için hafifçe öksürmem gerekti. "Sayılmaz,"dedim. "Aslında çok fazla düşünen biri değilim, kafama eseni yapmayı savunuyorum ben." "O halde pek de güvenilir biri sayılmazsın." "Senin gibi tarafsız değilim en azından," diye gülerek kendimi savundum. "Tarafsız olduğum bir varsayım." Dirseğini yere koyup, çenesini yumruğuna yasladı. "Bu onu gerçek kılmaz." "Yani bir tarafsın?" Şüpheli gözlerim üzerinde dolaştı. Başını iki yana salladı, "Ne önemi
Sayfa 388·Kitabı okudu
Daren'in armağanı olan mührün üzerine ateş değmeden kahkahaları odaya saldırmıştı bile. "Beni bu kadar çabuk özleyeceğini kim tahmin ederdi?" diye şakıyordu ki güzelliğimi görünce olduğu yerde afalladı, kısa bir ıslık çalıp. "Emredin vârisim," dedi sulu sulu. "Beni hemen buradan çıkarman lazım, çabuk." "Nova ben seni hapsolduğun şatodan kurtaracak beyaz atlı prensin değilim." Sonra durdu ve kaşlarını çatarak bekledi. "Aslın da bir prensim ama atım siyah, yine de ben kendime hep ejderha olmayı yakıştırmışımdır." "Bırak zevzekliği, alt kata bile inemiyorum. Beni şu şölene sen götüreceksin." Ağlamaklı bir şekilde yalandan ellerimi birbirine kenetledim. Güldü. "Demek yaramazlık yapıyoruz, nihayet bu diyarda biri benim dilimden konuşmayı başardı. Yani ben kim oluyorum ki deli kızın davetini geri çeviriyorum." "bu arada ilk dansını alırım he.
Sayfa 378·Kitabı okudu