Su

Su
@_Nymph_
Bırak gitsin. Bırak git. Yeniden doğuyorum. Küllerimden değil; maviliğimden yeniden doğuyorum.
İlmek'te geçirdiğimiz onlarca günden sonra aramıza giren mesafe sorun değildi, taşkınlıkları sorun değildi ama beni endişelendiren şey tüm diyarın üzerinde kurduğu baskıyı bana da yöneltmesiydi. Çünkü sandığı gibi korku beni durdurmaz, geri adım almaya teşvik etmez, üzerine doğru iterdi. "Bir konuda anlaşalım," dedim tereddütsüz bir şekilde. "Ne zaman ne yapacağıma kendim karar veririm." "senden daha azını beklemem Nova." "Seni hafife almayacağım," dedi. "Asla. Daha önce bana böylesine kafa tutabilen bir kadın olmamıştı hiç." Tek kaşımı kaldırdım. "Elemental'e böyle kafa tutabilen bir kadın olmuş muydu acaba." Ellerini yanaklarıma koyup olumsuz anlamda başını sallıyordu. "Sen benim de Elemental'in de başına gelebilecek en güzel şeysin, yüz yıl senden hiçbir şey almamış güzel vârisim." Bundan sonra beni ve Elemental'i neyin beklediğini bilmiyordum ama en azından bu diyarda tek başıma delirmeyecektim.
Sayfa 370·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
"Ama akıllıca hareket etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Herkes senden de benden de korkuyor. Bunu tetiklemektense korkulacak bir şey olmadığını göstermeliyiz." "Güzel vârisim..." dedi bana doğru yaklaşarak. "Gece başını yastığa koyduğunda aşk geçici bir duygudur seni uykunun kollarına çeker, dostluk geçici bir duygudur seni uykunun kollarına çeker. inanç geçici bir duygudur seni uykunun kollarına çeker." Dudakları hafifçe kıvrıldı, parmakları iki yanımdan saçlarımı yüzümden çekerken, "Ama korku," dedi. "Korku seni ayakta tutar. Uykuya teslim etmez. Bitmez." Ellerini çekip kaşlarını çatarak artık beyaz bir çölde farksız olan tuz kaplı kurak araziye baktı. "bir kez yıkıldım bu topraklarda, bunun bir daha tekrarlanmasına izin vermeyeceğim." "Sadece ilk saldıranın sen olmasını istemiyorum. Onların haklı çıkmasını istemiyorum ben." "Bunun içinendişelenme," dedi derin bir nefes verip. "Hiçbir zaman önce saldıracak kadar kötü olmadık biz." Geldiğim günden beri tek yaptıkları bana saldırmaktı. "Nasıl hissediyorsun?" diye sordum gülümseyerek. "Burada olduğuna ben bile inanmakta zorlanırken." "Sana nasıl teşekkür edeceğimi bilmiyorum," dedi. "Hiç kimse buna cesaret edemezdi." "Bazıları cesaretin delilik olduğunu söylüyor."
Sayfa 365·Kitabı okudu
Şimdi ikiniz arkadaş mısınız yani?" "İnsanlar bir konuda haklı galiba." Arın koluma girerken Daren sadece pis pis sırıtıyordu. "Eski dosttan düşman olmaz." "Diğer bir deyişle," diye Daren araya girdiğinde zaten ona baktığımı fark edip kendimi sarsmak istedim. "O kadar çok düşmanı var ki bir tane daha istemez." "Hep şu dilinden kaybediyorsun," diye takıldı Arın. Mağaranın içinde hiçbir şey olmamış gibi yürüyorlardı ve herkes ama herkes benim deli olduğumu söyleyip duruyordu, kocaman bir şaka gibi. Sonuçta arkanızı kolladım," dedi Daren. "Nova tek başına başaramazdı." Ona bakarken sadece kıkırdadım. Komikti çünkü ama kötü manada. O da kıkırdamama eşlik etti. Mağaranın içinde benim deli kahkahalarım onun ise karga kahkahaları yankılandı. Üçkâğıtçı herif, beni deli ediyordu ama ben neden onun oyunlarına sürekli ortak oluyordum ki? Her neyse. Arın da sonuç olarak az değildi, ipleri tamamen onun eline verecek değildim. Bir ucundan olarak az Arın bir ucundan Daren tutsun madem, zamanı geldiğinde ipi hangisinin boynuna dolayacağımı düşünürdüm.
Sayfa 362·Kitabı okudu
"Bırak onlar benden korksun," dedim kolunu tutup güvence vererek. "Her bir saniyesine değeceğinden emin olacağım." "Endişelenme," diye telkin ettim onu. "Unuttun mu, beni öldüremezler." "Yine de başına gelebilecek bir sürü şey var." Ona sırıttım. "Benim onların başına getirebileceğim daha çok şey var." "Yağmuru duyduk." "Ben susayım da gökyüzü konuşsun madem."
Sayfa 350·Kitabı okudu
"Su Lordu'nun dönmesine yardım edecek misin?" "Herkesin aptallığı da bu," dedim ellerimi birbirine kenetleyip çenemi dikleştirirken. "Arın geri dönmenin bir yolunu zaten bulacaktı. Ben olsam da olmasam da. Ben sadece onu tanımaya çalıştım ve başarılı oldum da." Gülümserken sesim buz gibiydi. "Herkes kendini çok zeki sanıyor ama Sina bana güveniyor, en korktuğunuz deli lord bana güveniyor. Daren benim peşimden ayrılmıyor. Orman ruhu benim eşim. Bu bana çoktan elemental'i fethetmişim gibi hissettiriyor." Kendi etrafımda bir tur dönüp kahkaha attım. Deli, itilmiş, kabul görmeyen su vârisinin herkesi etki alanına almasına nasıl hissettirecekti acaba? " Oyun oynamayı bilen bir siz mi varsınız yani? " Bunu uzun zamandır düşünüyordum. Öpücük sayesinde Arın güçlendi sanıyorlardı ama asıl güç benim elimdeydi. "Seninle daha da güçlendi. Asıl korkulması gereken delinin Arın olduğunu sanmıyorum." "Döndüğü zaman tahtı isteyecek," dedi... "Hakkı olan tahtı," diye altını çizdim. "Zaten onun olan taht." "Onu İlmek'ten nasıl çıkaracağım?" "Bunu gerçekten neden yapmak istiyorsun Su Vârisi?" "Çok basit," dedim ona dönerek. İkimiz de karşılıklı durduk. "Onlar adil savaşmıyorlar ve ben de kuralları bilmiyorum. Bu oyunu onlar için de zor bir hale getirmek istiyorum. Dört krallık varsa, dört lord da burada olacak. Ne eksik ne fazla." "Bu sonradan gelen melez bir kız için büyük bir tutku." "Bana kalırsa tutkuların hayal gücümüzü de bizi de aşması gerekiyor, bu yüzden onlara böyle demiyor muyuz? Benden hayatım aldılar, ben de onlarınkini istiyorum."
Sayfa 346·Kitabı okudu