"onları öldürecek miyiz?"
" O şeytanın işi Nova," dedi. "Biz yeni bir dünya kuracağız ama hükümdər biz olacağız."
"En yakın arkadaşım," dedim parmaklarımla oynarken. "O Toprak Krallığı'nın Vârisi, ona zarar vermek istemiyorum." Ellerini omzuma koydu. "İstemediğin hiçbir şey yapmak zorunda değilsin. Eğer mutluysan tüm bunlara son verebiliriz. Ben nihai ölüme giderim, sen de orada kurabildiğin hayatı kurarsın,"
"Hayır." diye itiraz ettim. "Seni geri getirmek ve kendi krallığımda yaşamak istiyorum."
Bu sadece benim meselem değildi, bu adaletle ilgiliydi. Bu Amon'un diyara yaptıklarıyla ilgiliydi. Gün-lerdir Elemental'deydim ama hiç kimsenin mutlu olduğunu görmemiştim, herkes eksik ve güçsüzdü. Ve hepsinin ötesinde Amon.benden hayatımı iki kez çalmıştı. Yüz yıl önce ve yüz yıl sonra. Bir kez daha ölmeye ve zamanımın gelmesini beklemeye niyetim yoktu.Tıpkı bana yaptığı gibi karşısına bir krallıkla dikilip en büyük kabusunu ona yaşatmak istiyordum. Arın'ı gördüğünde Amon'un yüzünü seyretmek istiyordum.
"O zaman gel ve bana suyla neler yapabildiğini göster."
Derince yutkunarak onun peşinden şelaleye doğru gittim. Korkularımın üzerine gitmekle kalmadım, onların üzerinde yürüdüm, üzerinden geçip gidebilmek için.