Kim bilir belki de Nietzsche haklıydı? Belki de hiçbir yerde gerçek yoktu? Gerçekte bile gerçeklik yoktu belki, hatta belki de gerçek diye bir şey yoktu?
Ve hayatta bir ümidi kalmamış bu çocuk, yavaş yavaş, bu siyah geceden şu kendisini çekip almak isteyen yokluktan ayrılarak, varlığını daha kuvvetle çeken bu sese uyarak, annesini takip etti...
Ah! Bu denizin karanlıklarında saklanan hakikatler, asıl hakikat... Bir karar hamlesi yalnız bir küçük hareket, oraya gidebilirdi. Oraya gitmek, bu siyahlığın içine, bir daha çıkılamaz, geri dönülemez derinliklerine gitmek...
Kalbinde birden, içini sızlatan bir ayrılık hissi duydu, bir his ki hemen o anda bütün kararlılığını sarstı, tekrar geri dönmek, kim bilir hayatının belki sonuna kadar ayrılmak üzere olduğu bu yere tekrar ayaklarını basmak için şiddetli bir arzu uyandırdı.