..insan dert denen şeyin ağırlığı altında ezilip un ufak olunca, dert çoğu kez o insanın şeklini şemailini alır da, hiç kimseyi iplemeden, uluorta konuşmaya başlar.
Kendi içinde kaybolmuşsan, hayatının eskisi gibi olma ihtimali giderek azalıyor ve o saatten sonra nereye gideceğinin, ne yapacağının, nasıl yapacağının bir anlamı kalmıyor.
Adını koyamadığı bir eksiklik duygusu sürekli onu bunaltıyor, bu duyguyu tanımlayamadığı için de umutsuzluk içinde kıvranıyordu. En kötüsü buydu: Eksiğin ne olduğunu tanımlayamamak yahut gizlice bildiği halde adını doğru koymaktan korkmak.