...Gerilimli anlarda insanın bir dış düşmana karşı değilde,hep kendi bedenine karşı savaştığını fark ediyordu.Şimdi bile, içtiği cine karşın,midesindeki buruntu doğru düzgün düşünmesini engelliyordu.Bunun destansı ya da trajik görünen tüm durumlar için geçerli olduğunu anlıyordu şimdi.Uğrunda savaştığımız davalar, savaş alanında, işkence odasında,batmakta olan gemide hep unutuluveriyorudu, çünkü beden şişip büyüyerek tüm evreni kaplıyordu; korkudan çarpılmadığınız ya da acı içinde haykırmadığınız durumlarda bile, yaşam her an açlığa, soğuğa, uykusuzluğa,mide buruntusuna ya diş ağrısına karşı verilen bir savaşımdı.