İçeri girdik, benim yerim tam da Cem Karaca’nın yanındaydı. Ben de bu durumu, yazmakta olduğum Hafif Türk Pop Tarihi’nin bazı noktalarını Cem Karaca’nın ağzından teyit etme fırsatı olarak kullandım. Apaşlar’dan ayrılmasına sebep olan olay tam da benim bulup yazdığım gibiymiş. Hayret, ta 1969 yılında olmuş bir olayı bütün ayrıntılarıyla hatırlayıp anlattı. Ben hepsini biliyordum çünkü yeni yazmıştım. O anlattıkça, sanki önümdeki bir gazeteyi karıştırıp bunları öğreniyor ya da okuyormuşum duygusuna kapıldım. Son derece net ve ayrıntılı anlatıyordu her şeyi… Tuhaf şey: Yıllar önce Apaşlar’dan daha çok Mehmet Soyarslan’dan kopma sebebi olan konuda (bir yerlerde konserdeyken, Cem Karaca’nın Bu Son Olsun adlı şarkıyı bitirmek üzere işaret çakmış olmasına rağmen Soyarslan’ın gitar soloya girip şarkıyı devam ettirmesi…) Cem Karaca kendisini değil, Mehmet Soyarslan’ı haklı buluyor şimdi. “Haklıydı adam, şarkının o kısmında gitar solosu vardı ve o da ona girdi,” dedi Cem Karaca. Müzikal geçmişinin en tantanalı olaylarından birinde, kendisine değil, karşı tarafa hak veriyor Cem Karaca. Bu beni çok etkiledi. Herkes böyle değildir, hatta çoğunlukla böyle değildir, yanlışta ayak diremek marifet bilinir. Cem Karaca böyle değilmiş. Yaşlanmak yıldızları bile yumuşatıyor demek ki…