Her zaman bir saçmalık olarak gördüğü kavga, şimdi farklı görünüyordu. Bunu, insanın kendi hakları ihlal edilince veya ciddi şekilde hakarete uğradığında huzur halini korumak için bir araç olarak kullanmaya hakkı olduğunu düşündü.
Kanarya esaret altında doğmuştu ve hapsedildiği kafesin dışındaki hiçbir şeyden haberdar değildi. Fakat o bir şeylerin eksik olduğu hissine sahipti ve bu bilinmeyene olan arzuyu beraberinde getiriyordu.
Kuş dilini bilen Süleyman Peygamber’e bir gün bazı kuşlar gelip “Serçe senin aleyhinde atıp tuttu! Neler söyledi neler ! “ demiş.
Süleyman Peygamber, “Bu sözleri söylerken yanında dişisi var mıydı?” diye sormuş.
“Evet, vardı!” cevabını vermişler.
Bunun üzerine, “Bırakın o zaman” demiş, “aldırmayın. Normaldir bu.”