Remziye

Remziye
@_Remziye_
Alıntı defterim :)
Türkçe Öğretmeni
Pamukkale Üniversitesi
İstanbul
1 Mart 1993
51 okur puanı
Şubat 2020 tarihinde katıldı
Biraz erken ya da biraz geç ölmenin bir anlamı olmadığına göre, yaşamanın amacı neydi? Zaten yok olacak kumdan şatolar yapmak neye yarıyordu? Büyük bir mücadele içinde olan insanlar böyle şeyler düşünmüyor, kendilerini hayattaki başarılarına adıyorlardı. Ama insanın temel duygusu buydu. Yeryüzü korkusu, yaşam ürkekliği, geçici olmanın yarattığı yürek burkulması. Yani boşluk, büyük bir boşluk.
Sayfa 218·Kitabı okudu
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Belki Roxy’yle ilgili bir rüya görerek uyanmıştı ama bunu hatırlamıyordu. Bildiği tek şey, yüreğinden taşan bir yoğunlukla onu özlemiş olduğuydu. Kızı yanında bulamadığı zaman paniklemişti. Ne tuhaf bir şeydi bu böyle. Roxy hayatta en beğendiği kız değildi. Gazetede ondan daha güzel, sevimli ve uyumlu birçok genç kız vardı. Gülüşlerinden temizlik ve iyi niyet taşan kızlardı bunlar. Roxy’yi onlarla kıyasladığı zaman aksi, sert, kavgacı bulabilirdi. Onunla huzur bulmak olanaksızdı. Hep tetikte olman gerekirdi, çünkü senin fark etmediğin ufak bir ayrıntı bile, onda bir öfke patlamasına yol açabilirdi. Bütün bunlar doğru olabilirdi ama yine de Yusuf, Roxy’yi kendi kimliğini ve bedenini tamamlayan bir varlık olarak görüyordu. Onu kimseyle kıyaslayamazdı. Daha mı güzel, daha mı çirkin, daha mı hırçın; bu soruların hiçbir anlamı yoktu. İnsanın kendini başkalarıyla kıyaslaması gibiydi. Ne yaparsan yap sen sensindir ve o ten içinde yaşarsın. Bunun tartışması olmaz. Roxy Yusuf’tu, Yusuf da Roxy’ydi. O Ankara gezisinden, eli boş ama Roxy’nin, hayatının tümünü kavradığını ve artık onun teni, kokusu ve sesi olmadan yaşayamayacağını anlamış olarak döndü.
Sayfa 215·Kitabı okudu
İnsanlar yaşlanıyordu, bunun ayrıcalığı yoktu ama yaşlanan insanların bir kısmı olgunlaşmış olarak, bir kısmı ise olgunlaşmadan ölüyorlardı. Bunun püf noktası ise bir insanın “Nasıl görünüyorum ?” sorusundan, “Nasıl görüyorum ?” aşamasına geçmesiydi.
Sayfa 156·Kitabı okudu
Mademki insanlar birbirine acı veriyordu, o zaman en güzel şey hayata meydan okumak ve mutlak bir yalnızlığı seçmekti. İnsan ilişkilerinde yetersizdi, eksikti. Galiba bu konuda herkesin bildiği, yalnız Roxy’nin bilmediği bir şey vardı. Yalnızlıktan yakındığı da yoktu pek. Evde de sokaklarda da kendini yalnız iyi hissederdi ama aksi gibi yaptığı iş, birçok kişiyle muhatap olmasını şart koşuyordu.
Sayfa 93·Kitabı okudu
Porno, kadın erkek ilişkilerinin çarpıtıldığı, son derece zalim bir alandı. Erkeklere hitap eden bu filmler kadın bedenini değersizleştiriyor, kadını zulmedilmesi, aşağılanması, kirletilmesi gereken ve erkeğin hizmetinde bir et parçası konumuna düşürüyordu. Korkunç bir şiddetti bu. Oysa genç erkekler bunu normal sanıyor, porno filmlerde gördükleri dünyayı kendi yataklarına da taşıyorlardı. Roxy, şiddete ve aşağılanmaya boyun eğecek biri değildi. Bu yüzden yatakta huysuzlanıyor, erkeklerin istediklerini yapmıyor, onlara bağırıp çağırıyor ve öz saygısını yitirmemeye çalışıyordu. Onun bedeni bir deneme tahtası ve atış levhası değildi ki. Bir insan vücuduydu.
Sayfa 92·Kitabı okudu