Nasıl anlatsam bilmiyorum; yavaş yavaş sizi içine çeken kitaplar da güzeldir ama bir anda duygu seline kapılmanızı sağlayan kitaplar eşsizdir. Bu da öyle bir kitap.
"Ağaçlar boyun eğmek zorundadır; kökleri onlara gereklidir; insanlara değildir oysa. Biz ışığı soluruz, gözümüz göklerdedir ve toprağın altına girdiğimizde, çürüyüp gitmek içindir bu. Doğduğumuz toprağın cansuyu, ayaklarımızdan başımıza doğru yükselmez; ayaklar yalnızca yürümeye yarar. Bizim için yalnızca yollar önemlidir. Bize göz diken bizi isteyen onlardır - yoksulluktan zenginliğe ya da başka bir yoksulluğa, kölelikten özgürlüğe ya da kanlı bir ölüme giderken. Ve o zaman tıpkı doğduğumuz gibi, kendi seçmediğimiz bir yolun kıyısında ölüp gideriz. "