Beynimdeki tek soru , gözlerimi açtığımdan beri "Neden böyle bir yaratık haline geldim ? sorusuydu .Zaten hepimiz kendimizi sorduğumuz sorulara göre belirleriz .Tercihlerimiz sorularımızdan gelir ..."Nasıl?" sorusunu soranlar ,gerçek hayatın gerçek uğraşlarını en iyi öğrenenlerdir .Bilimle , sanatla ,dünyayı "Dünya" yapan her branşla ilgilenirler .Siyasetçiler buradan çıkar .Çünkü kendilerinden öncekilerin nasıl yaptıklarıyla ilgilenip meşgul olmuşlar ve akıllarına başka bir soruyu getirmemişlerdir ..."Kim ?" ya da "Ne ?" ile başlayan sorular ise fail arayan , yaratıcı ,yok edici kişi ya da olay araştıran insanların hayatlarını çizer .Alın yazısı varsa bunu bir de yazan vardır .Doğa varsa Tanrı vardır .Çocuk varsa anne ve baba vardır .Ve bu insanlar dinle ilgilenirler ."Nasıl ?" diye soran ve dünya burjivazisini oluşturanların aksine gerçek hayattaki işlerle ilgileri asgari düzeydedir.Cesitli dinlere mensup olurlar .Ve sorularını kutsal kitaplarına yöneltirler .Burjuvaların hukuk kitaplarına yönelttikleri gibi ....Ve en sonunda sorularına , "Neden ?" sözcüğüyle başlayanlar gelir .Sonunda diyorum ,çünkü aralarında kronolojik bir sıralama olduğu gerçektir .İnsan önce hayatta kalmış sonra inanmış ve en son reddetmiştir ."Neden ?" sorusu ise ne hayatı , ne de yaratıcıyı merak eder .Merak ettiği tek konu kendisidir .Ve kendisiyle o kadar ilgilenir ki ,soruyu soran kişi içinde iyiliğe yatkın birçok özellik barındırması da , hiç tanımadığı bir insanın hayatını kurtarmak için kendisininki tehlikeye atabilecek olmasına rağmen yakın çevresine , sırf " kendisi " olduğu için acı çektirecek kadar bencildir .Filozoftur .Düşünür .Nedenleri merak eder .Elinden geldiğince de erişir.Ama tek sorun , elindeki nedenlerle ne yapacağını bilememesidir .Nasıl ' ı soran , bildiklerini
Kayra , bir gün bana " Mutsuzluğuna hiçbir çare aramıyorsun " demişti ."Ve en büyük acının kendininkinin olduğunu düşünüyorsun .Dünyadan haberi olmayan bütün gerizekalılar gibi .Ölmesine çeyrek kalmış , herkesi yaşadığına pişman etmeye çalışan ,sağlıklı oldukları için suçluluk duymalarını isteyen hastalıklı , yaşlı bir kadın gibisin ."
"Aynaya bakıp kendini tanıyamamak ,insanın kendi anılarını bir başkası yaşamış gibi anlatması ,dünyanın kendisi dahil üzerindeki hiçbir şeye kayda değer bir varoluş nedeni bulamamak ve zihnin bedenden binlerce kilometre uzakta olması o kadar korkunç ki !