Bulut geçti. Arabanın camına kocaman bir damla düştü. Şıp etti. Her şeye muktedir bir el, inci gibi harflerle ‘umut’ yazdı gökyüzüne. Gördük. Açıldı İstanbul’un rengi, yumuşadı sesi. Roman Ahmet’i de affettik, gitti. Çünkü devam etmeliydik. ~Çünkü gökyüzü devam edecekti.~