Din kelimesinin anlamını kavrayan hiç kimse, insanların vicdanına hapsolmuş ya da yalnızca ibadet eylemlerinde veya ahval-i şahsiyyelerinde tezahür etmiş ilahi bir dinin varolabileceğini düşünemez; hayatı tümüyle kucaklamayan, kontrol altına almayan, ona her yönde atacağı adımlarda öncülük etmeyen, insanların her konudaki düşünce ve duygularını, ahlak ve enerjilerini, bağlantılarını yönledirmeyen böyle bir ilahi dinin bulunabileceğini tasavvur bile edemez.