Seher Salık

Seher Salık
@_Seher_
17 okur puanı
Temmuz 2024 tarihinde katıldı
Gece gece
Uzun zamandır feribota binmedim diyorum. Gidiyorum iskeleye. Atıyorum kendimi feribota, mis gibi deniz kokusu, simitle martı besleyen insanlar, ıvır zıvır satıp milletin başını şişiren çığırtkan adamlar, aşıklar, yalnızlar ve yunuslar. Kız kulesinin muazzam görüntüsü, iyot kokusunun insanı alıp götüren hikâyesi, sabırsız şoförlerin araba kornaları ve boğazın yalıları. Kurmalı oyuncak gibi gidip gelen insanların koşuşturmacaları. Güneşin yerine gri bulutların kendini sergilediği tuval, işte her gün yaşanan bu hayat koşuşturmacası. İstanbul’un sağlam kalmış surları, el arabalarında kaset satan kaçakçıları, balıkçıları, marjinal insanları, camileri ve kiliseleri. Hava kararana kadar oradan buraya sürüklenen ihtiyar bedenimle iç içe giren anılarım. İskeleden inerken yaşadığım o hep kavuşma hissi. Sonrası hüzün tarlasının ekili hasadına vurduğum tırpan. Angeli’nin son kez gördüğüm o çehresi ve uzun zamandır gelmeyen hayaleti. Ben de Kadir gibi, yıllardır aradığım aşkın, hayallerimde hayaletine sığınmışım, benimle onun arasındaki tek fark sadece zaman.
Sayfa 103·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Delilik
Sitem çalıyor radyoda, Duvardaki yağlı boya canlanıyor. Mutfakta sesler, gülüşmeler. Odada birileri koşturuyor. Banyodan bir kadın sesi şarkı söylüyor, Bu kalabalığın içinde köşeye sinmiş bir ben. Hayat bilinmez bir şiar. Ellerim masanın üstünde ellerinle birlikte, Kucağında bağdaş duranlar mutsuz günlerimin yansıması. Her şey radyonun yüzünden. Bu kimin sitemi ise susuyor. Aklımın çeperleri dağılıyor. Tüm pencerelerin önünde gelinlikler havalanıyor, Kırmızı kurdeleler giriş kapısından dışarı süzülüyor. Bir ben bir de senden kalanlar, Göğsümde sıkışan ellerim, Ve deliliğim.
Sayfa 87·Kitabı okudu
Alıntı
ye kürküm ye
Veli ile akıl hastanesinden tanışıklığımız var. Onu benden önce saldılar. O zamanlar temizdi. Aslında zengin de ama neden böyle yaşıyor anlamıyorum. “Seninle benim aramdaki fark Metin. Sen zengin ve düzenli bir hayat yaşıyorsun. Bense zengin ve pis bir hayat. Halbuki ikimiz de deliyiz, ama bana deli, şarapçı, pis herif diyorlar. Sana bey, amca ya da abi.” Haklı ikimizin durumu da aynı. Aynı okullardan mezun olmuş, hemen hemen aynı kalitede ve sayıda kitap okumuşuz. Üç dil biliyoruz. Ama o deli, ben bey. İşte tüm insanlığın yanıldığı yere parmak basan Nasrettin’in fıkrası geliyor aklıma. Ye kürküm ye. “Gel bu gece bende kal. Duş alırsın. Sıcakta yatarsın.” Veli burun kıvırıyor ama geliyor. Eve giriyoruz, kedi acıkmış zavallı, hemen ona bir şeyler hazırlayıp besliyorum. Veli banyodan çıkıp uzanıyor koltuğa, örtüyorum üstünü. Geçiyorum balkona.
Sayfa 79·Kitabı okudu
Yeni bir gün
Saat sabahın beşi diş ağrısı mı, karın ağrısı mı? Belli değil. Dışarda gölgeler her dakika uzuyor. Yatakta sıcacık beyaz tenli bir kadın, Uykum kaçmış soğuktan dizlerim titriyor. Bir kalem bir kâğıt bir de akvaryumun motoru Koltuk ağırlığımdan sesler çıkarıyor, Salonda filtresine yaklaşmış küllüğü yalayan sigaramla pinekliyorum. Karşı komşunun ışıkları yanıyor. Perdenin arkasındaki gölgeler buğulu camda dans ediyor, Dudaklar buluşuyor, kapı açılıyor ve ışık yeniden sönüyor. Üst komşunun çocukları okula hazırlanıyor belli Bir koşuşturmaca herkeste, devamsızlık sınırda anlaşılan. Huysuz ihtiyar kapının önündeki kedilerini besliyor. Güneş doğudan yüzünü göstermeye başladı, Birazdan karşı inşaatın ustaları acımasızca vurmaya başlayacaklar tahtalara. Karıncalar tezgâhta bir şeyler arıyor, kimi çok şanslı kimi aramaya devam ediyor. Gözüm resimlere dalıyor Her saniye ışıkla daha farklı detaylar beliriyor. Gençlik işte diyor biri diğeri kabullenmiyor yaşı. Arabaların kornaları, motorların egzozları insanların ayakkabıları Her geçen saniye sessizliği bozuyor her şey olması gerektiği gibi yeni bir gün başlıyor. Akıp gidiyor etrafımdan sigaranın dumanı sızarken kanepenin köşesine Televizyonda dokuz haberleri savaş mağdurlarını gösteriyor Aklımda patlayan bombanın bıraktığı izlerle birbirine bağıran kocaman adamlar kalıyor.
Sayfa 55
Alıntı
Füsun
Puan vermedi·520 syf.··
Beğendi
·
2024 25. kitabı
Kemal ve Füsun'un trajik sonuçlanan aşk öyküsü. Tabi bu kadar kısa değil,1975 yılında başlayan ve tezgahtarlık yapan Füsun'un, Kemal'in nişanlısına hediye almak için gittiği bir dükkânda tanışmasıyla başlıyor. Kemal kısa bir süre içerisinde hem nişanlısıyla hem de Füsun'la gönül eğlendiriyor. Ama âşık olmaya başlayınca nişan bozuluyor ve takıntı yaptığı Füsun'un ailesiyle tanışıp artık hem Füsun hem de ailesiyle vakit geçirmeye başlıyor. Her gidişinde evden aldığı ufak tefek eşyaları biriktiriyor. Bunlar zamanla o kadar çoğalıyor ki, bir müddet sonra müzelik eşyalar birikiyor. Gerçek yaşanmış bir hayat hikayesi bu eser. Orhan pamuk bir müzeye dönüştürüyor ve bende bulunan kitabın son sayfasında bu müzeye bir bilet bulunuyor. Ne yazık ki 2019 da bir yangın çıktı müzede ama çok hasar almadı. Uzun ve keyifli bir kitap +18 severek okuyacağını düşünüyorum. Fazla Spoiler vermek istemiyorum, siz okuyup değerlendirin. Ben beğendim.
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,3bin okunma
Reklam