Khaled Hosseini, süslü kelimelerin arkasına sığınmadan dostluk, ihanet ve vicdan gibi insanlığın en kadim duygularını çıplak ve sarsıcı bir dille anlatmış.
Babanın "Yalan söylediğinde, bir insanın gerçeği bilme hakkını çalarsın" deyip en büyük yalanı kendisinin söylemesi büyük bir tezat. Gerçekleri Emir'den saklaması bir yana; Ali'ye ihanet etmesi, öz oğlunun hayatından yerini çalması ve bu sırlarla ölmesi, insana cidden "Başkalarına öğüt verenler, aslında kendi suçluluk duygularını mı gizliyor?" sorusunu sorduruyor. Asıl savaşı bir çocuğun gözünden anlamaya çalışırken, sona doğru yetişkin bir insanın içindeki o savaştan nasıl kurtulacağını anlamaya çalışıyor insan.
Gerçekten çok etkileyiciydi. Umarım içimizdeki bitmek bilmeyen savaşlar güzel sonuçlar ile neticelenir...
Yalan söylediğin zaman, bir insanın gerçeğe ulaşma hakkını çalmış olursun. Aldattığın zaman, bir insanın doğruluk adalet hakkını elinden alırsın. Çalmaktan daha büyük bir kötülük yoktur.