Yakın döneme kadar daha çok, bağırsaktaki bazı besinlerin sindiriminden ve birtakım vitaminlerin oluşturulmasından sorumlu oldukları düşünülmekteydi. Ancak, yakın dönem çalışmalar çok net ortaya koymaktadır ki; bu canlılar obezite, astım, alerji, diyabet ve bağışıklık sistemiyle oldukça yakından ilgilidir. Ayrıca bu minik canlıların, bağırsakta yaşamalarına rağmen, beynimizle epey yakın bir ilişki içinde olduklarını öğrendik. Depresyon, stres ve anksiyete gibi birçok durumda, bu canlılar ve ürettikleri karşımıza çıkmaktadır.
Bir sonraki bölümde göreceğimiz gibi, bağırsaklarınızda yaşayan bu minik canlılar, ödül merkezinizde doğrudan etkili olan kimyasalları salgılayabilmektedir. Ayrıca arzularınızı ve yemek yeme davranışlarınızı çok rahat etki altına alabilmektedirler. Diyelim ki onların hoşuna gitmeyen bir diyet yapmaya başladınız. Hemen vagus aracılığıyla beyninize sinyaller göndererek bırakmaya çalıştığınız yemekleri size yeniden yedirtirler.
Bağırsaklarımız vagus aracılığıyla beyne sinyaller göndererek yemek yeme düzenimizde söz sahibidirler. Yemeğin eninde sonunda gideceği yeri düşündüğünüzde, bu konuda çok da haksız sayılmazlar.
Vagus siniri bağırsaklara gittiği gibi akciğerlere, kalbe, hatta ses tellerine bile gider. O nedenle stresli olduğunuzda sesiniz çatallaşır, kalp atışınız hızlanır, nefesinizin hafif daraldığını hissedersiniz ve sanki bağırsaklarınızda bir şeyler düğümlenmektedir