Ölümün karşısına dikilerek insan türü üzerine yaman bir ölümsüzlük kurmak isteyen başkaldırmışlar,şimdi kendi elleriyle öldürmek zorunda kaldıklarını görerek ürperiyorlar.
Aşkın sürmesini arzularız ama sürmediğini biliriz; bir mucize olsa da bütün bir yaşam boyunca sürse bile tamamlanmış olmazdı.Bu doymak bilmez sürme gereksinimi içinde,yeryüzü acısının ölümsüz olduğunu bilseydik,belki daha iyi anlardık bu acıyı.Kimi büyük ruhları acıdan çok, bu acının sürmemesi dehşete düşürüyormuş gibi görünür. Sonu gelmez bir mutluluk yokluğunda,uzun bir acı bir yazgı olurdu hiç değilse. Bir sabah, bunca umutsuzluktan sonra, bastırılamaz bir yaşama arzusu bize her şeyin bittiğini,mutluluk gibi acının da bir anlamı kalmadığını bildirecektir.
.. Doğanın senfonileri durmak bilmez. Dünya hiçbir zaman sessiz değildir; susuşu bile, bizim kavrayamadığımız titreşimlere göre, hep aynı notaları yineler. Bizim algıladıklarımıza gelince; sesler verir bunlar bize, ender olarak da bir uyum verir, hiçbir zaman bir ezgi vermez..