Hz. Mevlana’nın anlattığına göre, “Bir türlü söndürülemeyen bir yangın karşısında, Hz. Ömer’e danışılmış. Halife, ‘ Bu yangın insanların cimrilik ateşinden bir parçadır.’ Boşa çabalamayı bir kenara bırakın da, fukaraya yiyecek gıda dağıtın.’ demiştir” (Mesnevi, cilt 1) Tarihçi İbnü’l-Esir’in de anlattığı bu olayda, Hz. Ömer’in bu teklifinin yerine getirildiğini, dağıtılan sadakalar sonucunda yangının kendiliğinden söndüğü anlatılır. (İbnü’l-Esir, el-Kamil fi’t- Tarih)
Belirsizlikler hayatı yaşanır kılmaktadır. Tahammül edebileceğinden daha fazla şey bilmesi insan için mutsuzluk kaynağıdır. Dostoyevski, “Baylar, yemin ederim, her şeyi fazlasıyla anlamak bir hastalıktır; hem de tam anlamıyla, gerçek bir hastalık” der... Gorki ise “Ne kadar az bilirsen, o kadar iyi uyursun” der.
“Utanmazın biri seni incitirse, hemen şunu sor kendine: “Dünyada utanmazların bulunmaması olanaklı mıdır?” Olanaksızdır. Öyleyse olanaksız olanı isteme; çünkü bu insan da dünyada var olması kaçınılmaz olan utanmazlardan biridir. Bu düşünceyi başka bir kötü insanla veya olayla karşılaştığında da aklında tut. Çünkü bu tür insanların ve olayların olmamalarının mümkün olmadığını anımsar anımsamaz, onlara daha kolay katlanırsın.” —Aurelius—