Fitne zamanlarında yaşayan ahlaklı Müslüman kadının modası, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin Sünnet'idir. Sünnet'e uymayı bütün asırların eskimez modası olarak görür. Sünnet'e ittiba ettiği kadar iyi müslüman olabileceğini bilir. Sevgili Peygamber'inin Sünnet'ini kimsenin hatırı ve diyeceği için ihmal etmez.
İnsanlarla ilişkilerinde de Sünnet'i esas alır. Sünnet'e olan bağlılığı, insanlarla olan ilişkisine şekil verir. Kardeş ve dost çevresini onlardan oluşturmaya çalışır. Sünnet ehli bir çevre oluşturmak ve o çevrede kalmak, onun için karantina çadırı gibidir. Fitne zamanında yaygın hale gelebilecek salgınlardan ancak böyle korunabileceğini bilir.
Bir meşhur hadiste şöyle buyurulmuştur: "Hiçbir Ademoğlu midesinden daha kötü bir kap doldurmamıştır. Halbuki kendisini ayakta tutacak birkaç lokmacık ona yeter. Şayet insan mutlaka midesini dolduracaksa, onun üçte birini yemeğe, üçte birini suya ve üçte birini de kendisine ayırmalıdır(boş bırakmalıdır)
Katâde rh dedi ki:
"Allah Teala;
- Melekleri şehvetsiz ve akıllı olarak yaratmıştır.
- Hayvanları akılsız ve şehvetli olarak yaratmıştır.
- İnsanları hem akıllı hem şehvetli olarak yaratmıştır.
Buna göre, kimin aklı şehvetine üstün gelirse o meleklerle beraberdir. Kimin şehveti aklına üstün gelirse o da hayvanlar gibidir."