okurken çok keyif aldım:)
ben bir hazine bulmuşçasına sevinirim altını çizdiğim çümleleri yeniden okuyunca .
kokusu okurken ellerinize sinmeli ,
eğer bir kitaba dokunmuşsanız şayet ,sizin bir iziniz de mutlaka onda kalmalı .
çizmeden okuduğum hiçbir kitaptan birşeyler bana kalmadı .
üç beş dosttan fazla dost biriktirmem,
amma kitaplara gelince sırf bir sözünü begeneceğim ve altını çizemeyeceğim korkusuyla“ kütüphanelerden kitap alamama “ fobim vardır.
yahut çantamda bir kalem ve not defteri olmadan dışarı dahi çıkamam .
istediğim kitabı muhakkak er yada geç elde etmek için çabalar dururum .
bu da benim dünyanın diğer işlerinden el çekmemi ve kafamı acılarla ,
olumsuzluklarla meşgul etmememi sağlar.
daha ne olsun ki a dostlar ,
bu zamanda kitaptan iyi dost mu var ...?
Şiir KumbarasıKamuran Olgun · Kurgu Kültür Merkezi Yayınları · 20136 okunma
Son nefesime kadar kokunu hissetmek
çivisi çıkmış bu dünyayı
papatya bahçeleriyle doldurur.
Şimdi seni izliyorum öylece,
seninleyim,
uçsuz bucaksız bir papatya bahçesindeyim.
Sen yoksun ama, kokun…
Kokun hep tenimde, tenin son nefesime kadar benimle.
Son nefesimden sonra bile hissetmek kokunu,
kokun ruhumda, kokun benliğimde,
kokun saklı durur en derinimde.
Çorak ruhum uçsuz bucaksız bir papatya bahçesi
şimdi seninle.
Ve sen papatya kokan kadın,
kokun her hücreme işlemişken böyle,
bil ki seni aramak en büyük alışkanlığım,
en büyük sevdam.
Kısa öykülerini zaten sevdiğim genç bir yazarın ilk romanı.
Heyecanla OKUDUM VE SONUNDA BİTİRDİM ツ
Konusuna gelince tam bir macera kitabı...
Belki de öldüğümüzde yaratıcı bizleri kabul etmez. Kovar. Hatta bu gezegen dahi bizleri istemiyor bence. Dünya, insanlar düşsün diye dönüyor.”
İlk defa her şeyi sana söyleyeceğim. Bütün
hayatımı bilmelisin, her zaman senin olan
ama senin asla bilmediğin hayatımı... Fakat sırrımı ben öldüğümde, artık bana cevap vermek zorunda olmadığında, uzuvlarımı ateşle sarsmakta olan şey gerçekten nihayete erdiğinde öğrenmelisin. Eğer yaşamaya devam etmek zorunda kalırsam, bu mektubu yırtacağım ve her zaman sustuğum gibi susmaya devam edeceğim. Mektup ellerindeyse şayet, artık ölmüş olan bir kadının sana, ilk dakikasından son nefesine kadar hayatını anlattığını bil. Senden sadece bir tek şey istiyorum: Burada sana sığınmakta olan acımın söylemiş olduğu her şeye inanman. Söylediğim her şeye inan, senden sadece bunu istiyorum.
"?" sorusundan yola çıkarak, dünyada kimi yaşamların yaşam sayılmadığını, kimi insanların insan sayılmadığını hatta kimi ölülerin yasının dahi tutulamadığını tartışılıyor bu kitapta...