Ruhumu ve o ruhun yalnız bana ait olan maddesini, yani bedenimi, sağlığımı, düşüncelerimi ve duygularımı, başkalarının çılgınlığı ve yararları uğruna kurban edilmekten nasıl kurtarabilirim?
Hayatın soylu değerlerinin, barışın, bağımsızlığımızın, doğuştan sahip bulunduğumuz hakların, hayatımızı daha güzel, daha soylu ve anlamlı kılan her şeyin bir avuç bağnazın ve ideoloğun çılgınlığına kurban edildiği böyle dönemlerde, içinde yaşadığı zamanın etkisiyle insanlığını yitirmek istemeyen insanoğlu için bütün sorunlar, tek bir soruda odaklaşır: Nasıl özgür kalabilirim?
Ve daha gençlik çağına henüz adımını atmışken, bu kez de başlayan iç savaş; ideolojilerin bağnaz karşıtlıkları aracılığıyla —tıpkı bugünkü toplumsal ve ulusal bağnazlıkların dünyayı yıkıma sürüklemesi gibi— Fransa'yı bütünüyle yıkıma sürükler. Chambre Ardente, Protestanları yaktırır; Aziz Bartalomeus Yortusu Kıyımı'nda sekiz bin insan öldürülür. Protestanlar ise cinayete cinayetle karşılık verirler; kiliselere saldırıp heykelleri parçalarlar. Bu gözü dönmüşlük ölülere bile rahat vermez; Aslan Yürekli Richard ile Fatih William'ın mezarları açılıp yağmalanır
Bordeaux'da gabelle, yani tuz vergisi nedeniyle gerçekleşen halk ayaklanmasının akılalmaz bir vahşetle bastırılmasına tanık olduğunda, henüz çok gençtir, ancak on beş yaşındadır; bu sahne, Montaigne'in yaşamı boyunca acımasızlığın can düşmanı olmasına yol açar.