Kitaplığının penceresinden hiç alay ederek değil, ama hep gülümseyerek seyrediyor alacabulaca dünyamızı; solukları tükenen, sorunları tükenmeyen insanları.
Beni ise bugün Montaigne'in yalnızca tek bir yanı ilgilendiriyor: Bu düşünürün bugün yaşadığımıza çok benzeyen bir zamanda iç dünyasında nasıl özgür kalabildiği ve bizim de onu okuyarak, örnek alarak kendimizi nasıl güçlendirebileceğimiz.
Devletin, kilisenin ya da politikanın irademe aykırı olarak bana yönelttikleri o tiranca isteklerden nasıl kaçınabilirim? Sözlerimde ve eylemlerimde, benliğimin en derin noktasındaki "ben" hangi sınırlara kadar gitmemi istiyorsa ancak oraya kadar gitmeyi nasıl başarabilirim?