Durgunluk ve uyuşukluğu veya hareket ve ilerlemeyiı doğuran sadece dehanın olup-olmaması değil; araştırma yöntemidir. Sözgelişi, Milattan önce Dördüncü ve Beşinci Yüzyıllarda, Ondördüncü, On beşinci ve Onaltıncı Yüzyıllar'da yetişenlerle karşılaştırlamıyacak pek çok dahi vardı. Hiç şüphesiz, Aristotales, Francis Bacon'dan; Eflatun da, Roger Bacon' dan daha büyük dahilerdi. Bacon'lar, Eflatun gibi bir dahiyle karşılaştırılamıyacak durumda oldukları halde. Nasıl oluyor da, bilimsel ilerlemeye bunca katkıda bulunabiliyorlar? Ve yine nasıl oluyor da, bu iki büyük dahi, (Aristotales ve Eflatun) Avrupa'da bin yıl sürecek bir durgunluğa neden olabiliyorlar? Bir başka deyişle, nasıl oluyor da, bir dahi dünyada durgunluğa neden olurken, ortalama bir kafa bilimsel ilerleme ve toplumsal uyanışa yol açabiliyor? Bizce bunun nedeni, ikincisinin, sıradan bir zekanın bile bulabilmesini sağlayacak mantık yöntemlerini keşfetmiş olmasıdır. Böylece, dahi eğer sorunlara ve nesnelere eğilmenin doğru yöntemini bulamamışsa, dehasından da yararlanamayacak demektir. Bu yüzden, Milattan önce Dördüncü ve Beşinci Yüzyıllarda, Yunan medeniyetinde düzinelerce dahinin bir araya toplandığını görüyoruz. Günümüze kadar insanlık onların etkisinden kurtulamamıştır. Fakat bütün Atina bir tekerleği bile icad edemediği halde, Avrupa'da Aristotales'in ve öğrencilerinin yazdıklarından hiçbir şey anlamayan sıradan bir teknisyen bile yüzlerce icad yapabilmiştir.