Bilinçli olmanın, her şeyi anlamanın en akla uygun ve en kaçınılmaz sonucu tembelliktir, kollarını kavuşturup oturmaktır. Bundan daha önce de söz etmiştim zaten. Yine söylüyorum, özellikle vurguluyorum, bütün dobra insanlar, iş adamları çok hareketlidirler; çünkü aptaldırlar, kafaları hiç çalışmaz. Bakın size şöyle açıklayayım; bu insanlar, kafaları hiç çalışmadığı için en yakınlarındaki herhangi bir nedeni, ilk ve en önemli neden olarak algılarlar ve böylelikle de davranışlarına gayet ciddi bir dayanak buldukları konusunda, diğer insanlara göre kolay ve çabuk ikna olurlar. Bunun sonucunda da içleri rahat eder, endişeleri silinir. Asıl önemli olan da budur zaten. Herhangi bir harekete kalkışmadan önce kafanızın huzurlu olması ve kuşkulara yer olmaması gerekir. Ama ben kendimi nasıl sakinleştirebilirim? Bana dayanak olacak ilk ve en önemli nedeni nereden bulayım?
Bize çılgın Türkler gerekmiyor artık, bize aklı başında, çalışkan, efendi, dinlemeyi ve konuşmayı bilen Türkler gerekiyor. Türkiye yetimhanesinde artık masallarla avunma zamanı geride kaldı. Zehirli dil bu ülkenin matbuatından, yayın istasyonlarından, siyasetinden, gündelik hayatından tasfiye edilmeli.
Duygu kepenklerini indirmiş olan erkek, incinebilirliğinden ve ihtiyaçlarından derin bir biçimde utanç duyan kişidir. Gerçek bir ilişki kuramayan, insanlardan uzak, ruhuna dokunamadığımız, kalplerini hissedemediğimiz adamlar. Adeta yaşadıklarından utanır gibidirler, bu yüzden dışarıdan bakıldığında ceset gibi görünürler. Bu tür erkekler, evlilikte eşlerini çok yıpratırlar. İşe gider dost canlısı görünür, sorumluluklarını harfine yerine getirirler. Ancak eşleri, duygusal temas yokluğundan, daha derin, kalbi ve ruhu olan bir şeylerin açlığından yakınmaya başlar. Ve ilişki, erkeğin şaşkın bakışları altında (ona kalırsa her şey ne kadar da normaldir!) yıkılıp bozulabilir. O, gerçek bir erkek olmanın kadınlardan tamamen azade olmayı gerektirdiğini düşünür, oysa gerçek bunun tam tersidir; erkek olmak, dişiyi kabullenmek, onunla rahat olabilmek ona duyduğu ihtiyacı kabullenebilmek demektir.