Çocuğu sürekli bir dikkatin odağında tutmak, ona iyilik etmek anlamına gelmiyor. Daimi bir dikkatle büyüyen çocuklar sorunlarla tek başlarına yüzleşmek, dünyayı tek başlarına keşfetmek, yalnız başlarına oynamak istemeyebilirler.
Babalığın anahtar rollerinden birisi oğlan çocuğunu erkeklik rolüne, erkeklerin dünyasına, kimliğini bir erkek olarak kurgulayacağı yere hazırlamaktır. Eğer bunu yapamazsa, oğlu kadınlarla ilişki kurmakta çok zorlanacak; ya onlara yapışacak ya da onlardan çok uzak duracaktır.
Toplumsal sorunların ve ruh sağlığı ile ilgili pek çok sorunun özünde anne babalığın iyi bir biçimde yapılmaması yatıyor. Oysa bizim, çocuklara hayatta karşılaşacakları sorunları çözme konusunda, yeterli duygusal teçhizatı sağlayabilmemiz gerekiyor.
Keder bize her şeyin sahibi olmadığımızı, zamana hükmedemediğimizi hayatı keyfimizce yönetemediğimizi gösterir. insan aciz, varlık kırılgan. Bu dünyada yalpalayan varlığımız ancak ümidin ve anlamın kılavuzluğunda sükun bulabilir. Anlatacak bir hikayemiz, yollarımızı bağlayacağımız bir aidiyet, bize yön ve ufuk tayin eden bir anlam olduğunda ışıklanır hayat.
Gençliği ve cinsel cazibeyi hikmet ve olgunluğun önüne koyduğumuzda, yaşlılığı utanılacak bir durum olarak algılıyor, yaşlılarımızı huzurevlerine hapsederek ölümü yaklaşan gölgesini evden ırak tutmak istiyoruz.