Zeynep

Zeynep
@_Zeynepp7
@_okurblogum7
Laborant
36 okur puanı
Şubat 2024 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
9/10
·224 syf.··
2025 16. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2025 23:26
İşinden bıkmış genç bir kadın, eskici dükkanı açma hayali olan bir muhasebeci, kariyeri ve ailesi arasında kalmış bir anne, kendisini tıkanmış hisseden sanatçı, emekli olduktan sonra boşluğa düşen bir adam... Birbirlerinden farklı konumda, ruh halinde ve yaşam tarzında olan beş karakterin hayattaki amaçlarına kitaplar sayesinde ulaşmaları anlatılıyor. Bu beş karakterimizin hayatları ortak bir yerde kesişiyor. Halk Eğitim Merkezi'nde bulunan kütüphane ve kütüphaneci Sayuri Komaçi ile. Sayuri, kendisine danışan herkese "Ne arıyorsun?" sorusunu sorup adeta ruhlarını okuyarak kişiye özgü kitaplar tavsiye ediyor ve bu kitaplar okuyucuları hayattaki amaçlarına yönlendiriyor. Kitabımız 5 bölümden oluşuyor ve her bölümde bir karakterin hikayesi anlatılıyor. Bazı karakterlerin yolları kesişirken bazılarının ise birbirini teğet geçiyor. Sakin, sıcacık, ufkunuzu açan, bakış açınızı değiştirip geliştirebilen keyifle okuyacağınız bir kitap. Karakterler çok güzel çok naif işlenmişti. Her bir karakteri ayrı ayrı çok sevdim. Japon Edebiyatından okuduğum en güzel kitaplardan biri olabilir. Bende çok güzel hisler uyandırdı. Okurken hem sakinleşmiş hem de dingin hissettim. Çok severek okuduğum bir kitap oldu ve tabi ki canı gönülden tavsiye ederim.
1000Kitap
Aradığın Şey Kütüphanede SaklıMichiko Aoyama · Domingo Yayınevi · 20244,664 okunma
9/10
·174 syf.··
2025 6. kitabı
Aziz Ergener; Konya'nın bir köyünde yaşayan fakir bir ailenin çocuğudur. Aziz ve çekirdek ailesi bi köyde, Koca anam dediği Anneannesi, Haydar babam dediği dedesi ve Ağam dediği kas hastası dayısı Hasan ise karşı köyde yaşıyordur. Babası, İzmir'de çalışıyordur. Aziz'in çocukluğu iki köy arasında gidip gelmekle geçiyordur. Babasının işinden dolayı Aziz'in annesi ve kardeşleri şehre göç etmeye karar vermişlerdir. Aziz mi? Aziz'in fikri önemsenmeden, kendisine sorulmadan annesi tarafından anneannesi, dedesi ve hasta dayısının yanına bırakılmıştır. Onlara yoldaş olsun diye, hasta dayısına el ayak olsun diye. Kitap için kısaca azmin öyküsü diyebiliriz. Aziz'in küçük yaşta omzuna yüklenen sorumlulukları, yaptığı fedakarlıkları, verdiği gayret ve emekleri hem çok kıymetli hem de yürek burkan cinstendi. Yaşadığı onca zorluklara rağmen bir of bile dememesi :( çektiği aile özlemi ve babası ile olan daha doğrusu olmayan sevgi bağını okurken içiniz sızlayabilir. Kitap, çocukluk döneminde yaşanan olayların ileriki yaşlarda ortaya çıkan sorunları ve etkisini de ele alıyor. Kitaptaki Anadolu esintisini de çok sevdim. Ayrıca kitap gerçek yaşanmış bir olaydır ve kitapta anlatılan küçük Aziz de yazarımızın babasıdır:) Ben severek okudum ve tavsiye ederim.
İki Köy Bir ŞehirBerna Nalbantlar · Dorlion Yayınları · 202469 okunma
Puan vermedi
Herkese merhabaa, bugün sizlere gerçek hayat hikayesinden uyarlanan tasavvufi anı kitabı ile geldim. Aslında bir çeşit biyografi türü de diyebiliriz çünkü yazarımız kitapta hem kendi hemde annesinin hayat hikayesini kaleme almış. Ferda Hanım; İstanbullu, açık görüşlü bir ailenin tek kızı. Ailesinden hiçbir dinî eğitim almamış fakat kendi çabası ile dine yönelip ailesinin karşı çıkmasına rağmen tesettüre bürünmüştür. Aşık olduğu kişi ile evlenip iki kızı olmuş. Ancak evliliğindeki anlaşmazlık yüzünden boşanmış ve hayatını iki kızına yani Şebnem ve Verda'ya adamıştır. Onları dinine bağlı olarak yetiştirmiştir. Ferda Hanım tam da kendine uygun dinine bağlı Hacı Bey ile tanışıp ikinci evliliğini yapmıştır. Ferda Hanım'ın tek isteği iki kızı ve Hacı Bey ile umreye gitmektir. Bir süre sonra bu isteği gerçekleşir. Asıl hikaye burda başlıyor. Umre dönüşü Şebnem için hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Hayatına dair düşünce ve sorgulamalar ile hayatı farklı bir yönde şekillenmeye başlıyor ve biz tüm bu olanları Şebnemin dilinden okuyoruz. Dini mesajlar, anne ve evlat sevgisi, birlik ve beraberlik gibi konular içten ve samimi bir dille yazılmış. Anne ve kız arasındaki o kuvvetli sevgi bağı öyle güzel birşekilde anlatılmıştı ki çok çok beğendim hatta kendimi ve annemi görür gibi oldum çünkü benimde annem ile aramdaki sevgi bağı böyle kuvvetlidir. Yol gösterici ve harika olan bu kitabı ben çok severek okudum. Tavsiyemdir, okuyun
Bir Varmış Bir YokmuşŞeyma Gizem Taşar · BFG Yayıncılık · 202428 okunma
Puan vermedi
Selamlarrrr, bugün sizlere kişisel gelişim türünde bir kitapla geldimm. Kitabı elime aldığım ân uzun zamandır bu türde bi okuma yapmadığımı fark ettim. Kişisel gelişim, okura büyük faydasının olduğunu düşündüğüm,bana çok şey katan ve çok severek okuduğum bir tür. Kitaba gelecek olursak adından da anlaşılacağı üzere ruh, zihin ve farkındalık konuları üzerinde çok fazla durarak, içsel gelişim ve dönüşümü ele alıyor .Özellikle duygu, düşünce ve eylemlerimizin ruhumuz ile uyumlu olması gerektiğini ısrarla bizlere aktarıyor. Yaşadığımız her eylemin, duygunun bizlere muhakkak bir şeyler kattığını ve bizi geliştirip dönüştürdüğünü anlatan ve bunu yaparken de bilinçli bir birey olmamızı öğütleyen bir eser. Kitap, bildiğiniz kişisel gelişim türlerinden farklı olarak sohbet edercesine, günlük hayattan verdiği örneklerle okuru sıkmadan, gayet samimi bir dille kendi düşüncelerini de bizlere anlatıp yol gösteriyor. Hepimizin içinde bir potansiyel var ve bunun farkındalığının önemini çok güzel ve net bir şekilde anlatmış yazarımız. Öyle okuyup bir köşeye bırakılacak bir kitap değil. Altı çizilecek çok satır var ve okuyucuya çok şey katacağına da eminim. Ben kitabı çok sevdim ı, sizlere de gönülden tavsiye ederim. Görüşmek üzereee
1000Kitap
Zihnini Yeniden YapılandırVolkan Erkan · Destek Yayınları · 2024166 okunma
Puan vermedi
Gerçek yaşam hikayesinden esinlenerek yazılmış bir kitap. Arif; alanında başarılı bir avukattır. Ablasıyla beraber ortak bir avukatlık bürosu vardır. Ablası, Arif'in en büyük destekçisidir. Arif, spor yapmayı çok sever hele ki yüzme onun için bambaşkadır. Düzenli olarak spor yapar ve spor yaptığı için de hayatı boyunca hep sağlıklı kalacağını zanneder ama maalesef ki bu böyle değildir. Yüzmeye gittiği bir gün sol bacağını hissedemeyince doktora gider ve Parkinson hastası olduğunu öğrenir. Haftalarca evden çıkmamaya kişisel bakımını dahi yapmamaya başlar. Ağır bir depresyona girmiştir. Ablasının hem zoru hemde desteğiyle zor da olsa bunalımlı günleri atlatır ve hayatı yeniden yaşamaya çalışır. Yeni deneyimler edinmeye başlar. Bir gün dikkatini çektiği bir seminere katılır ve o seminerde bundan sonraki hayatında hep olacak olan can dostu Atilla ile tanışırlar. Atilla; tez canlı, yaşama sevinci olan, hayatı dolu dizgin yaşayan ama maalesef ki Asemptomatik Miyelom hastası bir doktordur. Doktor olmasına rağmen ilaçlara şiddetle karşı çıkar, alternatif tıp ve spiritüel yaşama inanır Atilla. Bu ikilinin tanıştıktan sonra yaşadığı serüvenler anlatılıyor kitapta. Bu serüven bizlere dostluğu, umudu, yaşama sevincini, yaşama gayretini, dayanışmanın gücünü çok net bir şekilde gösteriyor. Farkındalık yaratacak, yüzünüzde hem tebessüm hemde hüzün oluşturacak bir kitap. Yazarımızın kalemine sağlık, çok severek okudum. Tavsiye ederim:)
Parkinsonlu Avukattan Küçük Bir HikayeYüksel Özbey · Anima Yayınları · 202436 okunma