İnsan hep daha fazlasını ister, fazlasını ve daha da fazlasını. Peki ya sonra işte Martin'in hesaplamayı unuttuğu şey bu sonrasıydı. Kitap sahip olmak istediğimiz şeylere sahip olduğumuzda kendimizi asıl benliğimizi kaybetme riskini de göze almamızı gösteriyor. Kendini hiçbir yere ve hiç kimseye ait hissedemeyen Martin'in o büyük boşlukta kaybolmasını anlatıyor. Aslında düşünmeyi bilmeyen veya düşündüğünü zanneden bir beyinle yaşayan insanlar için hayatın sunduğu mutluluğu anlatıyor ve düşünebilenler için hayatın, dünyanın nasıl bir cehenneme dönüşebildiğini gösteriyor. Kendini hiçbir yere ve hiç kimseye ait hissedemediğin o büyük boşlukta kaybolmayı anlatıyor. Paranın, ünün, sahte gösterişli değerlerin oluşturduğu hasta bir beyini anlatıyor ya da asılında hastalıklı beyinlerin içinde yaşayan Martin'in ızdırabını anlatıyor. Kitap bitti ama ben asla Martin'e veda edemedim.