Zeytinlere vuran sabah ışığını izliyorum.
O ışıkta dinlenen seni izliyorum.
Sabahı çekiştiriyor iki arkadaş serçe…
O serçelerden yırtılan hayatı izliyorum.
İki dilim ekmekteki “iki”yi izliyorum.
Sen ve ben olmak hakkında izliyorum.
İnsan yalnız doğar, yalnız ölür, bu doğru.
Bu doğrudaki acıyı izliyorum.
Zeytinlere vuran sabah ışığı kayboldu…
Kaybolan neşeyi izliyorum.
Çaydanlıkta duman,
ilk vapurda mahmurluk,
işçi kadınların güzelliğini izliyorum.
Zeytinde dinlenen çekirdeği izliyorum.