Lyons, Dazai'nin yazılarını uzatılmış bir intihar notu olarak görüyor. "İnsanlığımı yitirirken'in tamamlanmasıyla," diyor, " bu not da son buldu. Bir sonraki adım için hiçbir söz yoktu. İntihar notu son bulmuştu."
Artık ne mutlu ne de mutsuzum
Her şey geçip gidiyor.
Bu zamana kadar yaşadığım, soğuk bir cehennemi andıran sözde " insan " dünyasında tek gerçek şey bu.
Her şey geçip gidiyor.
Kelimelerle ifade etmeye bile yetmeyecek derecede korkunçtu. Benim için " insanlık âlemi" denen yer, her şeye karşın korkunç bir yerdi. Kesinlikle, her şeyin tek bir hamleyle neticelendiği sevimli bir yer değildi.
Sabahlarda hiç utanma yok. İçimi dolduran üzüntü katlanılacak gibi değil. Nefret ediyorum, nefret. Sabahları en çirkin halim. Bacaklarım bitap, şimdiden hiçbir şey yapasım gelmiyor. Doğru dürüst uyuyamadığım için mi acaba? İnsanın sabahları sağlığının zirvesinde olduğu falan yalan. Sabahlar gri. Hep aynı. Bomboş. Sabahları yataktayken hep karamsar oluyorum. Bıkıyorum. Ne kadar iğrenç pişmanlık duygusu varsa bir anda içimi dolduruyor. Kıvranıp kalıyorum.
Sabahlar işkence.
( Mutluydular. Bunlar mutlu insanlardı. Ve ben, bir aptal, aralarına dalıp her şeyi mahvediyordum. Sade neşe. İyi bir anne ve kızı. Ah tanrım, eğer benim gibi insanların dualarına kulak veriyorsan, ilk kez, hayatımda ilk kez, sana yalvarıyorum.)