Beril

Beril
@__Beril
natüralist 🪾
Antalya
Antalya, 30 Haziran 2006
16 okur puanı
Ekim 2022 tarihinde katıldı
Büyük sorun
uygulamanın yarısı 1 kitap okumamış buraya aşk, sevgili gibi saçma sapan konular konuşmaya gelmiş. Burayı mı buldunuz? Uygulamada edebiyat dışında her şey var sadece ama sadece edebiyat yok. Ben buna imkansızı başarmak derim. Bütün bot hesapları engelleyebileceğimiz bir tuş falan yaparlarsa uygulama kullanılabilir hâle gelebilir. Maalesef şu anki durum iç açıcı değil.
Duygu ve Düşünce
Reklam
Suç ve Ceza
9/10
·688 syf.·
2024 1. kitabı
SPOILER!!! Uzun zamandır okumak istediğim bir kitaptı. Sonunda o okuma fırsatını yakalayabildim. Dostoyevski’nin anlatımı ve roman tekniği klasik anlatımlardan daha öte, kavraması zaman alan bir yapıya sahip. İç monolog ve bilinç akışı kullanan bir eser. O yüzden tamamen Raskolnikov’un zihninin derinliklerine gömülüyoruz. Çoğu klasikte olduğu gibi bölümlere ayrılıyor. Suç (ilk bölüm): Raskolnikov’un cinayeti işlemesi. Ceza (geri kalan bölümler): Vicdan, sorgu, çözülme ve yeniden doğuş. Can alıcı nokta suç değil suçtan önce verilen detaylı düşünceler çünkü burada kitabın temelini oluşturan şey ortaya çıkıyor: Psikolojik gerilim. Modern romanın atalarından olduğu için Raskolnikov’un karakteri, dönemin genç aydınlarının ruhsal krizinin vücut bulmuş hâli gibi. Bu dönem çünkü Rusya’da toplumsal değişimlerin ve nihilizmin yükseldiği bir zaman dilimi. Roman, klasik Rus realizminin zirvelerinden biri. Aynı zamanda ileride birçok ünlü ismin yazacağı modernist hatta varoluşçu eserlerin de öncülerinden. Felsefi yönden de baskın bir eser çünkü Nietzsche’nin “üst insan” fikrinin izlerini taşıyan Raskolnikov, Napolyon gibi yasaüstü birey olmayı deniyor ama başarısız oluyor. Bu da bireysel etikle toplumsal yasa arasındaki çatışmayı yansıtıyor. Raskolnikov çözümlenmeye direnen bir karakter onu anlamaya çalıştıkça daha çok çamura batıyorsunuz. Tam bir dilsel ayna oyunu karakteri yani çok katmanlı. İkilemler arasında gidip geliyor zengin-fakir, akıllı-delirmiş, inançlı-inançsız, bencil-kurban, katil-kurtarıcı gibi gibi… Karakterimiz “Napolyon” olmak istiyor çünkü Napolyon’un binlerce kişinin ölümüne neden olup kahraman sayılmasını kendi durumuyla karşılaştırıyor ama ufak bir ayrıntıyı atlıyor. Napolyon zamanında toplumsal onay almıştır ancak Raskolnikov yalnızdır. Bu yalnızlıkta
Duygu ve Düşünce
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 2025194,1bin okunma
Otuz Beş Yaş
9/10
·280 syf.·
2023 3. kitabı
Şiir okumayı da yazmayı da çok severim. Tarancıda aynı şekilde çok sevdiğim bir şairdir. Dili süslü veya ağır değil çoğunluğun anlayabileceği bir sadeliğe sahip. Yine de imgelerle dolu güzel bir yazış şekli var. Kendisinin şiirleri genelde melankolik ve ölüm korkusu hakkında o yüzden kendisine “Ölüm Şairi” de deniliyor. Ben melankolik şiirleri çok severim. Çoğu şiiri de oldukça etkileyici. Özellikle Abbas şiiri herkesin hayatında en bir kez okuması gereken cinsten. 35 yaş için ömrün yarısı demesi ama 46 yaşında ölmesi de üzücü çünkü böyle başarılı bir şairin daha çok şiirini okumak isterdim. Zevkime oldukça hitap eden bir tarzı var. Kitaptaki şiirler büyük ölçüde hece ölçüsüyle yazılmış, çoğunlukla 7+7 ya da 8+7 gibi geleneksel Türk şiiri kalıplarıyla. Tematik yapısı hep aynı konular etrafında dönüyor. Yaşlanma ve ölüm korkusu, zamanın geçiciliği, çocukluğa duyulan özlem, yalnızlık.. Ben de genelde bu tarz konularda yazıyorum ve kendisi örnek aldığım sayılı şairlerden. Duygular baskın ama hepsi belli bir estetikte sabitlenmiş. Bu adam kadar iç dünyaya yönelik yazan şair çok az. O yüzden edebiyatımızda hep en çok adı anılan şairlerimizden olacak. BEN ÖLECEK ADAM DEĞİLİM Kapımı çalıp durma ölüm, Açmam; Ben ölecek adam değilim. Alıştım bir kere gökyüzüne; Bunca yıllık yoldaşımdır bulutlar. Sıkılırım, Kuşlar cıvıldamasa dallarında Yemişlerine doymadığım ağaçların. Yağmur mu yağıyor, Güneş mi var, Farketmeliyim Baktığım pencereden. Deniz görünmeli çıksam balkona. Tamamlamalı manzarayı Karlı dağlarla sürülmüş tarlalar. Ekmekten olamam doğrusu, Nimet bildiğim; Sudan geçemem, Tuzludur teneffüs ettiğim hava. Ya nasıl dururum olduğum yerde, Öyle upuzun yatmış, İki elim yanıma getirilmiş, Hareketsiz, Sükûta râmolmuş Sanki devrilmiş bir heykel?
Duygu ve Düşünce
Otuz Beş YaşCahit Sıtkı Tarancı · Can Yayınları · 202014,1bin okunma