Canan Ayberk

Mutsuz Olma Hakkını İstiyorum
Her şeyi keyifli yapmayı yeğleriz. "Ben keyif aramıyorum. Tanrı'yı istiyorum, şiir istiyorum, gerçek tehlike istiyorum, özgürlük istiyorum, iyilik istiyorum. Günah istiyorum." Aslında, dedi Mustafa mont, siz mutsuz olma hakkını istiyorsunuz. 'Öyle olsun' dedi vahşi meydan okurcasına, mutsuz olma hakkını istiyorum. Eklemek gerekirse ihtiyarlama, çirkinleşme ve iktidarsız kalma hakkını da istiyorsunuz; frengi ve kansere yakalanma haklarını, açlıktan nefesi kokma hakkını, sefil olma hakkını, sürekli yarın ne olacak korkusu içinde yaşama hakkını, tifoya yakalanma hakkını ve her türden ağza alınmaz acıyla işkence çekerek yaşama hakkını istiyorsunuz.
Sayfa 238·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Gözyaşları içeren bir şeye ihtiyacınız var sizin," dedi vahşi, değişmek için. Burada hiçbir şeyin bedeli yeterince ödenmiyor.
Sayfa 237·Kitabı okudu
Mutluluk zor zanaat
Vahşi, kederli bir ifade ile başını salladı. Malpahis'te acı çekmişti, çünkü kendisini köyün toplumsal olaylarından soyutlamışlardı; Uygar Londra'da acı çekiyordu, çünkü toplumsal olaylardan kaçma şansı yoktu, huzurlu ve yalnız kalamıyordu.
Sayfa 234·Kitabı okudu
Yaşlılık da dindarlığını mı getiriyor?
... dini duygular biz yaşlandıkça gelişme eğilimi gösterirler, çünkü ihtiraslarımız ateşini yitirdikçe, hayal güçlerimiz ve duygularımız köreldikçe aklımız daha rahat işler hale gelir, bir zamanlar aklımızı çelen imgeler, arzular ve heveslerden arındıkça Tanrı, gizlendiği bulutların arkasından görünür, ruhumuz bütün aydınlıkların kaynağı olan bu varlığı hisseder, görür ve ona yönelir bu yönelik doğal ve kaçınılmazdır; duygular dünyasına canlılığını ve cazibesini veren her şeyi artık yitirmekte olduğumuz için, o muazzam varoluş artık içsel ya da dışsal etkilerle desteklenmediği için, kalıcı bir şeye, bizi asla yanıltmayacak bir şeye tutunmaya ihtiyacı hissederiz; bir gerçekliğe, mutlak ve ebedi bir gerçekliğe tutunmak isteriz. Evet, kaçınılmaz bir biçimde tanrı'ya yöneliriz; bu dini duygu, doğası gereği öyle saftır ve bunu yaşayan ruha öyle bir mutluluk verir ki, diğer bütün yitirdiklerimizi telafi eder.
Sayfa 232·Kitabı okudu
...iklim kötü olursa insan daha iyi yazabilir diye düşünüyorum. Mesela, bol bol rüzgarlı ve fırtınalı bir yer...
Sayfa 228·Kitabı okudu