Beni aşağıdaki kavramlar üzerine düşünmeye sevk eden, bir dizi zihinsel açılım yaşamama sebep olan ve keşke daha önce hayatıma girse dediğim kitap
Sınırlar ( sınırların kimin sınırı)
Mükemmelliğin ne olduğu (elinden gelenin en iyisini yapmak)
Özgürlük (kuş)
Farklı olmak → toplumdan ihraç → kendi grubunu oluşturma
Öğrenmenin kişisel olmasi
Tanrısallastirma (o yaptı biz yapamayız). Kölelesme
Okunması gereken kitaplardan. İletişimin ne kadar temel bir ihtiyaç olduğu ve kaliteli iletişim konusunda çok şey kattı. Keşke çok daha önce okusaydim.
Kitap bana Satre'ın Bulantı kitabını hatırlattı. Bir gencin herşeyden nefret etmesini ve yaşadığı acıyı anlatıyor. Vaktiniz varsa okuyun. Ancak okumazsaniz da çok şey kaybetmezsiniz. Bilmiyorum, belkide anlatmak istediğini ben de anlamamış olabilirim tabiki.
Güzel bir kitap ancak kitapla ilgili bazı sıkıntılar mevcut. Kitap, 70 yaşına gelmiş bir filozofun kafasındaki düşünceler ve soru işaretleri hakkında küçük bölümlerden oluşmakta ve ahlaktan dine, özgürlükten erdeme bir çok konuyu ele almaktadır.
Çok çeşitli konuları ele alması bir yerde sorun çünkü sizin bu konuların hepsine açlığınızın olma ihtimali düşük. Özgürlük konusu çok ilginizi çekerken başka bir konu hiç ilginizi çekmeyebilir. Konuların çok çeşitli olması böyle bir sorun ortaya çıkarıyor.
İkincisi, bu kadar konuyu 68 sayfada ele almış. Yani her başlık ortalama bir iki paragraf. Konular; giriş, gelişme, sonuç şeklinde ortaya konmamış. Sadece bir noktadan ele alınıp birşeyler söylenmiş. Bu da konu da bir derinlik kazanmanızı engelliyor ve yer yer konuyu anlamanızı zorlaştırıyor.
Kitap kısa kısa bölümlerden oluşmasına rağmen bölümlerde bir çok kişiye, kavrama, olaya gönderme yapılıyor. Hep bir dipnota gitmeniz gerekiyor, bu durum biraz yoruyor. Kötü bir çevirisi okunacak bir kitap değil ayrıca. Çevirenin donanımlı olması gerekiyor çünkü bu göndermelerin ortaya konabilmesi için.
Kitap kişide bir açılım yapıyor tabiki. Yeni bakış açıları kazanıyor insan. Okunması zenginlik olan bir kitap...
Cahil FilozofVoltaire · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20243,206 okunma
Muhteşem, hayal edebileceğimin çok ötesinde bir yolculuktu. Tekrar okuyacağım ilerleyen zamanlarda. Şimdiye kadar okumamış olmam büyük kayıp. O kadar çok şey kafamda oturduki. Bence okumayan da geç okuyan da çok şey kaybeder.
Kitabın bana kattıkları (ilk aklıma gelenler)
*Sevmek deyince ne kadar sığ düşünüyormuşum
*Sevmek nefes almak gibi temel bir ihtiyaçmış ve herşeyin temelindeymiş
* Sevmek deyince ilk olarak romantik ilişki geliyor aklımıza ama insan sandalyesini, evini, ülkesini, yarayıcısını, devletini, ailesini, toplumu, kendini, yaşamı vb bir çok şeyi seviyor ve sevgi nasıl bir hayata yaşayacağı üzerinde çok etkili. Bu sevgilerin şekilleri var ve hayatı çok derinden etkiliyor.
* Sevmek öğrenilen ve pratik edilen birşeymiş
*Sevmekten kaçış yokmuş.
*Hastalıklı sevme biçimleri varmış. (Fikirim vardı tabiki bu konuda ama kitap başka bir boyuta taşındı)
*Anaerkil ve ataerkil sevginin ne olduğu
*yaşam sevgisinin önemi
Sevme SanatıErich Fromm · Say Yayınları · 20227,7bin okunma