Dehrin ne safâ var acaba sîm ü zerinde.
İnsan bırakır hepsini hîn-i seferinde.
(Dünyanın altınında ve gümüşünde ne mutluluk olabilir ki? İnsanlar o kaçınılmaz son yolculuğa çıkarken zaten bunların hepsini geride bırakır.)
Âsûde olam dersen eğer gelme cihâna. Meydâna düşen kurtulamaz seng-i kazâdan -
(Eğer mutlu ve rahat olmak istersen bu dünyaya hiç gelme; çünkü şu hayat meydanına bir defa düşen kaza taşlarından -ızdırap verici dertlerden- kurtulamaz.)