Emre

Emre

, bir kitap okudu
Puan vermedi·126 syf.·
2021 6. kitabı
John Steinbeck
8.5/10 · 211,6bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
1990' lardan bu yana Türkiye' mizin moda tartışması Lozan'ı yadsıyıp, dahası yırtıp Sevr'i alkışlama, Atatürk'ün önderliğinde Müdafaa-i Hukuk temeline dayalı Ulusal Kurtuluş Savaşı utkusu üzerine oturtulan Cumhuriyet' i yıkıp, İkinci Cumhuriyet' i kurma boş düşleri ya da kördüğümü içinde, kendimizi yeniden tanımlama çabasında çırpınıp duruyoruz. Bir yandan da, Avrupa Birliği' ne kabul edilip edilmeme tartışmalarıyla gün geçiriyoruz. Bu boş çabalarla ancak emperyalizmin ideolojisine hizmet ettiğimizin ayırdında bile değiliz. Bu yolun hep çıkmaza açıldığını bilecek kadar deneyimimiz olmalı, değil mi ?
''Hükümetlerin, toplumsal baskıları karşılayacak yeterli bir ekonomik gelişme sağlayamamaları, yüksek nüfus artışı ve şehirlere olan sürekli göçün yarattığı şehirsel bölgelerin, giderek daha çok güç merkezi haline gelmeleri ve bu bölgelerde yaşayan kitlelerin demagojik tahriklere yatkın olmaları,'' sonucu toplumsal gerginlikler, toprak ve servet dağılımındaki eşitsizlikler sosyal dengeyi bozup güven duygusunu alt üst eder. Bu noktadan sonra çözüm için ABD ideolojisini benimsemiş kadrolara ve önderlere başvurulur.
Kaynaklarını silaha yatıran bunalım içindeki ülkeler, ekonomik kalkınmaya zaman ve para ayıramazlar. Bu ülkeler, bir yandan çokuluslu şirketler için pazar olurken, öte yandan hammadde kaynaklarını uluslararası şirketlere açmak zorunda kalmaktadır. Ortadoğu ülkeleri, eğer kendi ulusal çıkarları için istikrara ulaşmayı başarırlarsa (ki, bu ulaşılması zor bir hedeftir) elbet petrol ve maden kaynaklarını ulusal amaçları için çalıştıracaklardır. Bu nedenle, ortadoğu ülkelerinin, kendileri için istikrara kavuşması istenmez dahası önlenir. Çünkü, bunalımın sürmesi emperyalizmin çıkarınadır.
Amerika' da devleti kuran felsefe, ticaret ve sanayi burjuvazisinin çıkara dayalı dünya görüşünün ürünüdür. Amerikan sisteminin, iş çevreleriyle resmi çevrelerin uyumunu sağlayan, kendine özgü sistem olduğu görülür. Dolayısıyla, politikaların oluşturulmasında da yönetim, her zaman iş çevrelerinin etkilerine açık olacaktır. Dünyanın en büyük bankalarına, tekelleşmiş sanayi imparatorluğuna sahip iş çevreleri, gerekirse yönetime baskı yaparak, istediklerini yaptıracak güçtedir.