Çalabım bir şehir yaratmış iki cihan arasında
Bakacak dîdâr görünür ol şârın kenâresinde.
"Allah, iki dünyanın arasında (dünya ve ahiret) bir şehir yaratmış.
O şehrin kenarında bakacak olursan Allah’ın yüzünü görürsün."
Nâgehân ol şâra vardım ol şârı yapılır gördüm
Ben dahî bile yapıldım taş ü toprak âresinde
"Aniden o şehre vardım ve o şehrin yapıldığını gördüm.
Ben de taş ve toprağın arasında yaratıldım."
Ol şârdan oklar atılır gelir ciğere batılır
Ârifler sözü satılır ol şârın bazâresinde
"O şehirden oklar fırlatılır ve doğrudan kalbe saplanır.
O şehrin pazarında ârifler (bilge kişiler) sözlerini satar."
Şâkirdleri taş yonarlar yonup üstâda sunarlar
Çalabın ismin anarlar ol taşın her pâresinde.
"Çıraklar taşları yontar ve ustalarına sunarlar.
Her taşın parçasında Allah’ın ismi anılır."
Ol şâr dediğim gönüldür ne âlimdir ne câhildir."
Âşıklar kanı sebîldir ol şârın kanâresinde.
"Benim dediğim şehir gönüldür; ne alimdir, ne cahil.
Âşıkların kanı çeşme gibidir o şehrin kenarlarında."