Bir İdam Mahkûmunun Son Günü, Victor Hugo tarafından yazılmış, idama mahkûm edilen bir adamın infazını beklediği son günlerini ve bu süreçte yaşadığı derin psikolojik çöküşü anlatır. Roman, mahkûmun gün gün tuttuğu notlar şeklinde ilerler. Başlangıçta suçunun ne olduğu bilinmez; bu da eserin odağını suçtan çok cezanın kendisine yöneltir.
Mahkûm, hapishanede geçirdiği zaman boyunca ölüm korkusuyla yüzleşir; zaman kavramı onun için giderek daralır ve her geçen an idama biraz daha yaklaştığını hisseder. Geçmişini, ailesini ve özellikle küçük kızını düşünerek hayata tutunmaya çalışır, ancak çaresizlik duygusu ağır basar. Onun için artık hayat, dar bir hücre ve yaklaşan giyotinden ibarettir. Dış dünyadaki insanlar için sıradan olan zaman, onun için korku ve bekleyişle dolu ağır bir işkenceye dönüşür. Son anlarına doğru toplumun bu cezaya karşı duyarsızlığını fark eder ve insanlığın adalet anlayışını sorgular.
Dil bakımından eser sade, akıcı fakat son derece yoğun ve etkileyici bir anlatıma sahiptir. İç monologlar ağırlıktadır ve yazar, karakterin ruhsal durumunu doğrudan okuyucuya hissettirecek güçlü bir psikolojik derinlik kurar.
Tema olarak ölüm korkusu, adalet, insan hakları, vicdan, umut ve çaresizlik öne çıkar. Eser, idam cezasını eleştiren ve insan hayatının değerini sorgulatan güçlü bir felsefi ve toplumsal metindir.