"Nasıl ki bir trajedi yarattığı sonsuz acıyla bir aileyi bir arada tutan anlaşmayı bozuyorsa, aynı trajedi paramparça olmuş bir ailenin yıllar boyunca tüm güçleriyle birbirleriyle mücadele eden, birbirlerini yaralayan, görmezden gelen ve birbirlerinden uzaklaşan üyelerini yaklaştırabilirdi. Bu suya atılan taş kuramıydı:Eğer su durgunsa taş çalkantı yaratır ama su zaten çalkantılıysa orada tam tersine durgunluk yaratır."
"Bu bir yenilgiydi. Öylesine felce uğramış, öylesine ürkek bir haldeydim ki bana faydası dokunabilecek şeylerden uzak durmak kalıyordum. Aptal çocukluğumda çakılı kalmıştım. Dünyadaki işlevimin adını şöyle koyabilirdik. Çocukluğunda çakılı kaldı. "