Hikayesini gece çökünce düşünenler, hüzünlenenler, geceyle arkadaş olanlar için yazılmış sanki. Kimi zaman bir cümleye takılı kaldım. Kimi zaman bir satırda boğazım düğümlendi. Tanıdık hisleri okudum sanki sayfalarca öyle derinden öyle yakındı. Okurken hissettiren bir gücü var kitabın. Sonunda ailenin diğer bireyleri hakkında daha çok şey okumak isterdim. Ama bu haliyle de çok severek okudum. Tarık tufanın kalemine sağlık
İnsanın bu dünyadaki rızkı ölünce kesilir derler, lakin ölüm ebedi bir rızkın kapısıdır. Hatta bazen rızkın kendisidir. Varsın bu süslü, yalan dünya onu isteyene kalsın.
Mumları seven insanlar yaşadıkları anın kıymetini bilirler. Mum karanlığın içinde süzülen, narin ruhlu insanların duyabildiği, içli ve ağır bir şarkıdır.
‘Bizim olan her şeyin ve yaşantımızı değiştireceğimizi umduğumuz bütün mucizelerin bittiği yerdeydik, hayat bizi dışarı itmiş, eksik kalan hikayelerin içinde mutlu gözükmeye çalışmak ruhunuzu yormuştu.
Hücremde bir parça sükûnet ararken, zihnim cenk meydanında süvarisi ölmüş, kan ter içinde, yaralı bir doru at gibi oradan oraya savruluyor, yalpalıyor. Cenk meydanında kendimi arayıp duruyorum.