“ Allah, hiç kimseye güç yetireceğinden başkasını yüklemez. (Kişinin nefsinin) Kazandığı lehine, kazandırdıkları aleyhinedir. ‘Rabbimiz, unuttuklarımızdan veya yanıldıklarımızdan dolayı bizi sorumlu tutma. Rabbimiz, bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Rabbimiz, kendisine güç yetiremeyeceğimiz şeyi bize taşıtma. Bizi affet. Bizi bağışla. Bizi esirge. Sen bizim Mevlamızsın. Kafirler topluluğuna karşı bize yardım et.’ “
2:286
“ Ey iman edenler, hiç bir alışverişin, hiç bir dostluğun ve hiç bir şefaatin olmadığı gün gelmeden evvel size rıza olarak verdiklerimizden infak edin. Kafirler… onlar zulmedenlerdir.”
2:254
“Öyleyse, [bil ki] Allah, var olan her
şeyin ötesindeki yüceler yücesidir; mutlak
ve nihaî egemenlik sahibi, mutlak ve
nihaî Gerçek'tir dolayısıyla, Kur’an'ın
vahyi sana bütünüyle ulaştırılmadan önce
onun hakkında (görüş bildirmekte) tezlik gösterme; fakat [daima] “Ey Rabbim,
benim ilmimi artır!” de”
20:114
“Ve var olan her şeyin kaynağı -dayanağı olan O kendine yeterli ebedî-diri varlık
önünde [o Gün] yüzler saygı ve hicapla
eğilir; ve zulmün yüküyle yüklü olanın
soluğu kesilir, gücü tükenir.”
20:111