Kübra

Kübra
@__Lisa__
“Seni çok özleyeceğim. Özlemini, hayatın güzelliğiyle gidermeye çalışacağım; çünkü güzellik bir boşluğu doldurmaya çalışır, şefkat, sevgi denilen basit bir şeyi. Çocuk yüreğinin yumuşaklığını, işte bunu kimse bulamaz, ne yıldızların güzelliğinde ne ay ışığının yansımasında.”
Sayfa 219·Kitabı okudu
1000Kitap
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
“Nesnelerin ve varlıkların kaderini kabullenmeliyiz.”
Sayfa 219·Kitabı okudu
1000Kitap
“Peki ama neden? Bütün bunların sebebi ne, Adam?” “Zaman. Ya da biz, kendimiz. Çünkü zaman yoktur, geçen biziz.”
Sayfa 216·Kitabı okudu
1000Kitap
Dilbilgisi
Kibirli olduğu her halinden belli olan ünlü dilbilgini, sahile geldi. Sandalla karşıya geçecekti. Müşteri beklemekte olan Kayıkçı’ya seslendi. Yaklaştı ve bindi. Biraz yol aldıktan sonra, Kayıkçı’ya: “Dilbilgisinden anlar mısın? diye sordu. “Ben…” dedi Kayıkçı. “Cahil bir kayıkçıyım efendim, dilden de bilgisinden de anlamam.” Bilgin: “Vah vah” dedi “Senin adına çok üzüldüm, ömrünün yarısı boşa geçmiş!” Acıyarak bakıyordu ona. Biraz daha yol aldılar. Denizin tam ortasındaydılar, sahil gözden yitmişti. Kayıkçı telaşlandı, sık sık göğe bakıyor, toplanan kara bulutlardan kaygılanıyordu. Öteki: “Hayrola!” dedi. “Bir sorun mu var?” Kayıkçı: “Şimdilik yok ama sanırım olacak!” dedi. “Nasıl yani?” diye sordu Bilgin. “Siz dua etmeye başlayın beyim” dedi Kayıkçı, dümeni daha sıkı kavradı. Çok geçmeden siyah bulutlar çoğaldı, göğü büsbütün kapladı. Rüzgar şiddetlendi, yağmur başladı. Fırtına büyüdükçe kayık sallanıyor, Kayıkçı sandalın selametle yürümesi için çabalayıp duruyordu. Çabalıyordu ya, Kayıkçı’nın çırpınması boşaydı, kayık batmak üzereydi. Bilgin’in korkudan beti benzi atmış, tir tir titriyordu. “Beyim!” diye sordu Kayıkçı. “Yüzme bilir misin?” “Hayır!” dedi Bilgin.
1000Kitap
“Duvarlar huzur içinde uyuyabilirdi, kaju ağaçları, saltanat sürdüğüm dünya sonsuzluğun eşiğinde, belirsizliğe karışmaktaydı.”
Sayfa 213·Kitabı okudu
1000Kitap