Şu anda ne var?
Burada niçin'im.
Sıkıntı kollarımı göğsümde kavuşturmuş. Soluk alırken, genişleyip daralan kaburgalarım, zamanın boşuna ve nedensiz geçtiğini biliyor.
Bütün bir hafta nasıl geçmiş farkında değilim. Hatırlamaya, hayalimde yeniden yaşamaya değer ne var. Unutmayı Arzu edecek bulanık, kötü bir saatim olsaydı bari.-
Anlamsız geçen bir hafta, ötekilerle birlikte içimde bir hava kabarcığı gibi dolanıyor. Ona nasıl hakim olunacağını bilmiyorum. Onu rahatça dışarı atabilmem için herkes gibi benim de sırtımda, iki kürek kemiğinin ortasında bir aralık olmalıydı.
Neden diye sormayın hemen. Onu ben kendi kendime de açıklayabilmiş değilim henüz.
Kişinin ihtiyaç duyunca aramasının binlerce çeşidi olmalı. Aradığımızın ne olduğunu biliyorsak arayacağımız yer bellidir. Bakınırız ve onun işaretlerini tanımakta güçlük çekmeyiz. Az sonra karşımızdadır o, merhamet bile olsa.
Hareketlerinize dönün. Onları gözleyin. Güzelleştirin ve göreceksiniz onlara içinizden biçeceğiniz değerler, dengeler sizin içinizle dışınızla birlikte güzelleşecektir.
Hep şunu öğütleriz: İçinize dönün.
Çabucak daha ilk adımlarda kaybolacağınız, tanımadığınız bir yerde ne işiniz var? O halde içinize dönmeyin. Sanat yapıyorum adına içinizin kendi halinde düzenli kılcal akıntılarına, kendi özel ışığında yolları ,çıkışları belli kentine, bilmediğiniz araçlarla girince perişan olacaksınız.