Kudüs'ü bir kez görmüşseniz, artık eskisi gibi biri değilsinizdir. Binlerce yılın sevk ve idare ettiği bir iman heyecanının başkenti olan Kudüs'ün taş duvarları, daracık sokakları sizi, kendinizi mensup hissettiğiniz ve âdeta coğrafyasız, tarihsiz bir din algısından çıkartır. Şu kapıdan Hz.Meryem'in doğduğu eve girilir. Beriki Hz. İsa'nın havarileriyle sohbet ettiği mübarek zeytinliktir -bakın ağaçlar hâlâ zeytin veriyor. Ötedeki Hz. İbrahim'in mihrabı, şu merdivenin yanındaki Hz. Hızır'ın makamıdır. Efendimiz (sas),Miraç Gecesi'nde, tam şuracıkta, peygamberlere imamlık yaparken görülmüştür. Maneviyat burada belirsiz ve uçucu tabiatından kurtulmuş, taş gibi somutun somutu bir maddede birikmiştir. O yüzden şunu söyleyebilirim: Kudüs'ün taşlarını gördükten sonra, "taş kalpli" ifadesi benim için eski anlamını kaybetti.