Mide etrafında şekillenen hayatlar, zulümde sınır tanımaz. Ne hakk’ın buyruğuna, ne de mazlumun çağrısına kulak verir. Yer, içer, eğlenir, dünyâyı zevk-ü sefâdan ibaret görür. Ölüm, Ahiret, Hesap, Mizan keyiflerini kaçırır. Bu yüzden hesâbı çağrıştıran kelimelere karşı nefretleri vardır. En büyük idealleri her nevî arzularını yerine getirmektir. Kurtuluşu bir gün kadında, bir gün rakıda ararlar. Sâniyelik hazlara milyarlar verirler lâkin yoksula, yetime ekmek parası vermeyi çok görürler. Oruç, mideye mahkûm olan bu hayata “yürek” adına müdâhale eder ve “dur” der.