Kamudaki Asiye nehir'in kıyısına yerleşmiş bir Konak topluluğu
Öyküsü ise oldukça ilginç
Konya kökenli bir Eşref ailesi olan Azmlerin ilk olarak bilinen en eski atası osmanlı sultanı 4 Murat'ın Bağdat seferi ile iştirak eden kemik Hüseyin paşa adına bir zatmış Hüseyin Paşa'nın oğlu İbrahim bey Suriye'nin Maratunn Numan bölgesine yerel yönetici olarak atanınca kemiğin arapçadaki karşılığı olan"Azm "kelimesi onun doğal unvanına dönüşmüş
İbrahim bey'den sonra İsmail paşa süleymanpaşa'da babaları gibi üst düzey bürokratlık yapmışlar . Hatta İsmail paşa 1725-1730 yılı arasında Hac emiri olarak görevlendirilmiş bu sırada kendisine ardından kardeşi Süleyman paşa'ya şam valiliği verilmiş.
İbrahim Paşaoğlu İsmail sonrasında Süleyman sonrasında da İsmail Paşa'nın oğlu Esad paşa en uzun (14)olmak üzere aile Suriye demokrasisinde uzun yıllar yöneticilik yapmış .
Ancak 14 yıl şan valiliğinin ardından Esatpaşa azl edilmiş (Mısır valisi olarak tayin edilmiş)ve yerine Gazzeli Hüseyin paşa bin mekki atanmış . Aynı yılın sonunda Suriye'den Hac kervanına yapılan kanlı baskında binlerce Müslümanın katledilmesi İstanbul'da yönetimi tarafından esatpaşa'nın komplosu olarak değerlendirilmiş.
Bunun sonucu olarak da Esat Paşa'nın Girit sürgününe gönderilmesi ancak kaleye çıkmadan da gemide infaz emrinin uygulanması kararlaştırılmış tarihi kaynaklarda da Esatpaşa el azmın ölüm yeri olarak Akdeniz yazar..
İşte havadaki kasr-ı El azm Bu aile tarafından 3 aşamada inşa edilmiş büyüklük küçüklüğü 18 odası devasa kabul salonu havuzlu ve Ağaçlı iç havluları eyvânın ve teras katlarıyla bugün dahi göz kamaştıran bir yapıya dönüşmüştür .
Maalesef ki Kasr el-Azm 1982'deki bombardıman sırasında harabeye dönmüş. Kapsamlı bir restorasyonla yeniden yapılmış binalar 1900'lerin başına kadar hama