"Çünkü ben bu dünyanın nasıl bir yer olduğunu görünce üstüme öyle bir hüzün çöktü ki altında bir çiçek gibi ezildim. Onun için de bu masmavi dünyada ne kokum kaldı ne de rengim. Ben bir defterin iki sayfası arasında değil milyonlarca insanın arasında kurutulmuş bir çiçeğim" ...
En büyük mutsuzluk, burada iğrenç insanların yanında hissedilen can sıkıntısı, aralarındaki yükselme rekabeti, bir adım öne çıksınlar diye birbirlerini gözetleyip dikkat kesilmeleri; gizlemeye hiç gerek duyulmayan çok acınacak, çok alçakça tutkular.
Yorgunluktan ve susuzluktan yolda bazen uzanıp yattığımda ,bazen gecenin ilerlemiş saatlerinde yükseklerdeki dolunay tepemdeyken, ıssız ormanda çarpık büyümüş bir ağaca yaralanmış topuklarımı biraz olsun dinlendireyim diye oturduğumda, gevşek bir sükunetle alacakaranlıkta uykuya dalıyorum.