“ Kadınların hem doğa hem de insan toplulukları tarafından daha fazla acı çekmeye mahkum edilişini anlayamıyordu. Büyük bir haksızlık vardı bu konuda evrensel bir adaletsizlik, doğanın kendisinde. Toplumsal eşitsizliğin ötesinde doğada böyle kurgulanmış sanki,acı bir oyun gibi her sahnesi işkence, her perdesi kan.Bebeği karnında taşımak,bulantılar, ağrılar,doğum sırasında atlatılan tehlikeler, sancılar sonra emzirme ,besleme, her ay katlanılan ay başı agrilari; ömür boyu ev iş yapma zorunluluğu ; genellikle kadınların üstün olduğuna inandırlarak büyüyen bir erkeğe katlanma, hatta ona kendinden çok zeki hissettirme görevi,çapkınlığın erkekte marifet, kadında ahlaksızlık sayılması tek tanrılı dinlerin kadın düşmanlığı… Bütün bunlar Selim’in zihninde bir isyana sebep oluyordu.”
Yıl olmuş 2019 herşey yenileniyor, teknoloji ilerliyor, yeni icatlar, yeni tarzlar, düşünceler. Değişmeyen; aksine geri giden şeyse kadınlara olan bakış açısı...
Viriginia Woolf bu kitabı 1929 yılında, yani bundan tam 90 yıl önce yayınladı. Ama maalesef kitabı 2019-da okumama rağmen her cümlesini günümüzde buldum. Hala kadına sadece ev işlerini yapan, çocuk doğuran, ‘konuş’ denildiğinde konuşan, ‘sus’ denildiğinde susan bir makine gibi bakanlar var...
Kadın annedir. Kendisini de bir kadının büyüttüğü insanlar nasıl kadını küçümserler, kadının yaratıcılığına laf ederler? Kadınlar erkeklerin yaptığı herşeyi yapabilirler. Sırf fiziksel güçden dolayı kendini bir şey sananların yapamadıklarını da yaparlar hatta.
Virginia Woolf feminist yazar olsa da kitapta çok ılımlı bir dille sadece eşitlik isteniyor. Tarihte geçmişten bu yana kadınların neden roman, Shakespeare’in oyunlarını, şiir yazmadıklarını çok güzel aydınlatmış. Erkeklere sağlanan imkanların hiçbiri kadına sağlanmadı. 18. Yüzyılda kadınlara ait hiçbir kitap yok. Yazmak isteyen kadınlarsa takma erkek ismi kullanmak zorunda kaldılar sırf eleştiri hedefi olmamak için...
21. Yüzyılda bile hala kızın okumasını ahlaksızlık bilenler var. Hala “sen kadınsın” başlığı altında eleştirilere maruz kalıyoruz.
Peki bunları yapanlar sadece erkekler mi? Sadece erkekler mi eleştirip, küçümsüyor kadınları? Tabii ki hayır. Yeterince kadın düşmanımız da var. Kadınların bile kadınlara düşman olması ne kadar acı!
Kendisi okumuş doktor olmuş bir hoca bile “Erkekler siz daha iyi okuyun. Geleceğimiz size emanet.” diyor. Ne kadar acıklı bir manzara! Ve bu manzara cahilliğin alınan eğitimle değil, görüş darlığıyla ilgili olduğunu gösteriyor. Kendi cinsimiz bile bizim gücümüze inanmazken karşı cinsten mi bekleyeceğiz inamı?
Bu