SeL

SeL
Huzursuzluk doğamda vardı; bana acı verecek kadar yoğunlaşıyordu bazen...
5/10
·176 syf.··
2018 11. kitabı
Öncelikle kitap kişisel gelişim kitabıdır.Derin düşünmemizi ,bakış açımızı değiştirmemiz gerektiğini anlatan yüz mektuptan oluşan ve bu yüz mektupta da farklı farklı dersler veren kitap...
Bir Sabun Köpüğüdür HayatOsho · Omega · 2019601 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim

SeL

, bir kitap okudu
5/10
·176 syf.··
2018 11. kitabı
Osho
8.1/10 · 601 okunma
66.mektup
Kendinize geçici bulutlar yerine sonsuz ve hiç tükenmeyen görkemli dağları hedef almalısınız...
Sayfa 114·Kitabı okudu
48. Mektup
Tahammülü olmayan bir adam er ya da geç dağılacaktır. Oysa tahammül zırhını giyen kişi yaşamın sürekli savaşlarına karşı sadece daha da güçlenir. Şöyle duydum... Bir adam bir demircinin önünden geçiyordu. Çekicin sürekli olarak örsün üzerine inmesiyle çıkardığı sesi duydu ve içeri girdi. Bir köşeye atılmış sayısız kırık ve yamulmuş çekiç olduğunu farketti. Ancak zaman ve aşırı kullanım onları bu hale getirmiş olabilirdi. Adam demirciye, "Çekiçleri bu hale getirebilmek için ne kadar örse ihtiyaç duydunuz?" diye sordu. Demirci güldü ve "Tek bir tane, dostum. Tek bir örs yüzlerce çekici kırabilir. Çünkü çekiç darbe alırken örs ona dayanabilir," dedi. Sonunda kazanan kişinin yaşamın tüm darbelerini sabırla kabul eden kişi olduğu kesinlikle doğrudur. O da yaşamında sayısız darbe sesi duyar. Aynı çekicin örsün üzerine inerken çıkardığı gibi. Ama sonunda çekiç kırılır, örs ise güvenli ve sağlam bir şekilde olduğu yerde kalır.
Sayfa 83·Kitabı okudu
30. Mektup
Yaşamdan karanlığı söküp almaya çalışmak beyhude bir çabadır. Çünkü karanlık alıp götürülemez. Bunu bilenler karanlıktan kurtulmaya çalışmazlar, sadece bir ışık yakarlar. Çok eskiden kalan bir hikaye vardır. İnsanoğlunun ışığı ya da ateşi olmadığı, geceleri büyük sıkıntı yaşadığı zamanlara dayanır. İnsanlar karanlıktan kurtulmak için tüm yolları düşünmüşler ama hiçbiri işe yaramamıştır. İçlerinden biri çıkıp ''mantralar söyleyelim,''der. Böylece mantralar söylenir. Başka biri dua etmeyi önerir, böylece insanlar bomboş gökyüzüne doğru ellerini kaldırır ve dua eder. Ama karanlık gitmez ve olduğu gibi kalır. Sonunda genç bir düşünür ve mucit, ''gelin karanlığı sepetlerin içine koyalım ve sepetleri de toprağa gömelim. Bu şekilde zamanla karanlık zayıflar ve sonunda geriye hiç karanlık kalmaz," diye öneride bulunur. Bu kulağa çok mantıklı gelir. Böylece insanlar sayısız geceyi sepetlerine karanlık doldurup sonra da sepetleri çukurlara boşaltmakla geçirir. Ama çukurlara baktıklarında orada hiçbir şey bulamazlar. Sonunda sıkılıp pes ederler. Ama bu sırada karanlığı atmak bir adet haline gelmiştir. Böylece her bir kişi geceleri en az bir sepet karanlık gömmeye devam eder. Sonra bir gün genç adam bir periye âşık olur ve evlenirler. Evliliklerinin ilk gecesinde, evin büyükleri yeni gelinden çukura en az bir sepet karanlık atmasını ister. Bunu duyan peri kahkaha atar. Ardından beyaz bir maddeden fitil yapar, toprak bir kâsenin içine yağ döker ve iki taşı birbirine sürter. İnsanlar gördükleri şey karşısında hayrete düşerler. Bu ateştir. Lamba yanar ve karanlık uzaklaşır. O günden sonra insanlar karanlığı gömmekten vazgeçer çünkü bir lambayı nasıl yakacaklarını öğrenmişlerdir. Ama yaşam söz konusu olunca, çoğumuz hâlâ lambayı nasıl yakacağını bilmiyor. Ve onun yerine karanlıkla
Sayfa 53·Kitabı okudu