HĪĆ

HĪĆ
[41/46]
166 okur puanı
Kasım 2019 tarihinde katıldı
"Que le temps, pour une fois, prenne son temps"
9/10
·232 syf.·
2025 4. kitabı
Yine de zaman, gitgide daha hızlı bir biçimde akıp gidiyordu; sessiz ritmi yaşamı parçalara ayırıyor, insan geriye bir göz atmak için bile duramıyordu. "Dur! Dur!" diye bağırmak istiyor ama sonra bunun hiçbir yararı olmadığının farkına varıyordu. Herşey, insanlar, mevsimler, bulutlar, herşey kaçıp gidiyordu...(XXIV)
Tatar ÇölüDino Buzzati · İletişim Yayınevi · 201819,8bin okunma
Reklam
Yine Nurullah Genç
10/10
·104 syf.·
2024 6. kitabı
Dünyanın en güzel çiçeklerine en anlamlı duyguları yüklediğin için... Bahar tadında şiirler, kâh hüzünlendiren, kâh düşündüren, kâh sevindiren.. Teşekkürler Nurullah GençNurullah Genç
Şiir
Bahar BuselikNurullah Genç · Muhit Kitap · 2020512 okunma
Puan vermedi·183 syf.·
2022 10. kitabı
"Şeker Portakalı" Bu kitabı okumayı hiç düşünmemiştim, çok popüler olmasına rağmen ilgimi çekmemişti. "Hediye" edilince elime aldım ve iyi ki okumuşum diyorum şimdi... Ilk bölümü değil, fakat ikinci bölüm ve son sayfalar özellikle beni çok etkiledi. Bir çocuğun küçücük yüreğinde barınan büyük duygular...Bedensel ve ruhsal acıyı "doya doya" tadan bir Yusuf... Kitabın tek eksisi ara ara dayağı normalleştirir gibi bir düşünce uyandırması. "Acı çekmek ne demekmiş asıl şimdi anlıyordum. Acı çekmek bayılana dek dayak yemek değildi. Ayaktaki cam kesiğine eczanede dikiş attırmak değildi. Asıl acı, kalbi baştan aşağı sancılara boğan, insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi. Kolları, başı hep dermansız bırakan, yastıkta öbür yana dönme isteğini bile söndüren bir şey..." Not: Kitap hediye eden insanlar candır :))
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2025275bin okunma
Hayat kısa...
Puan vermedi·88 syf.·
2022 6. kitabı
Yine bir solukta okuduğum bir Tolstoy hikâyesi... Kısa bir hikâye'ye çok anlam sığdıran Tolstoy. Kitap sakin, normal başlıyor ve bir nokta'dan sonra "okumakla iyi mi ediyorum??!!" dedim çünkü okurken empati yapmamak el de değil ve bu durum kötü hissettiriyor. Bu hissi yazarın Kreutzer Sonat kitabında da yaşamıştım. Deyim yerindeyse "dünya işlerine" en bağlı olduğu zaman da hastalanıp ölümü bekleyen bir adam'ın öyküsü. Ve bu bekleyiş sırasın da bütün hayatını gözden geçirip iç hesaplaşmalarla, isyanlarla ve korkularla cebelleşir durur. Taki gerçekle yüzleşene kadar, yani ölümle... "Iş ne körbağırsakta ne de böbrekte; hayat ve ölümde... Öyle ya. Bir hayat vardı; şimdi de gidiyor... Gidiyor ve onu tutmak elimde değil... Evet. Ne diye kendimi aldatayım? Ölmekte olduğumu, benden başka herkes bilmiyor mu? Hafta, gün meselesi... Hatta belki de şimdi..."
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · Can Yayınları · 202161bin okunma
Kaplanın Sırtında
Puan vermedi·324 syf.·
2022 3. kitabı
"Insanlar benden bahsederken neyi unuttular biliyor musunuz? Benimde bir insan olduğumu. Bir aile babası, gülen, ağlayan, hastalanan, neşelenen bir insan olduğumu. Insanı değil sadece iktidarı gördüler." Zülfü Livaneli'den okuduğum ilk kitap. Çok beğendim kalemini, akıcı, merak uyandıran bir anlatım şekli. Gerçekten bu kitabı da merakla okudum. Yalnız, bir yerde kısa süreliğine de olsa afalladım. Sanırım 258. sayfasıydı, anlatıcı birden değişiyor, yazar değil de birden karakterlerin biri anlatmaya başlıyor ve bu durum bir sayfa kadar sürüyor. Kitabın konusu'na gelince, Sultan Abdulhamid'in Selanik'e sürgün edilmesiyle başlayan bir hayat hikayesi. Roman tadında bir tarihi eser mi desem, bir hatıra defteri mi desem veya biyografi mi desem bilemedim. Sanırım aynı kitabı her okur farklı algılar. Tarihi eser, çünkü çok çok araştırma ve referans var. Hatıra defteri, çünkü kitabın karakterlerin'den olan "Doktor'un" not aldığı yazılar'dan esinlenmiş. Ve biyografi, çünkü Sultan Abdülhamid'in çocukluğun'da, gençliğin'de ve ihtiyarlığın'da ki hayatı ele alınmış. Güzel bir kitap, her düşünce'den okurun önyargısızca okumasını istemiş gibi Z. Livaneli. Kıtab'ın özeti ilk yazdığım alıntı'da...
Kaplanın SırtındaZülfü Livaneli · İnkılâp Kitabevi · 202215,5bin okunma
Reklam