Scoud

Teknik diye başlayan sözler, bilimcisinden mühendisinden işçisine, işçiden günlük dile geçeceği için, Türkçe, teknik dili, edebiyat dili, gündelik dil diye ayrılıp, her birine ayrı ilkeler uygulanamaz. Bilim ve teknik terimlerin Türkçeleri, güçlü bir tüm uygarlık dili Türkçe'si vardır. Yeni kavram karşılıklarını da geliştirme sürekli görevi, Türk dili bilgisi ve bilinci olması gereken Türk bilimcilerine düşmektedir.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Teknik diye başlayan sözler, bilimcisinden mühendisinden işçisine, işçiden günlük dile geçeceği için, Türkçe, teknik dili, edebiyat dili, gündelik dil diye ayrılıp, her birine ayrı ilkeler uygulanamaz. Bilim ve teknik terimlerin Türkçeleri, güçlü bir tüm uygarlık dili Türkçe'si vardır. Yeni kavram karşılıklarını da geliştirme sürekli görevi, Türk dili bilgisi ve bilinci olması gereken Türk bilimcilerine düşmektedir.
Osmanlıca'nın kalkmasıyla birlikte, "Türkçe'den Türkçe" yerine ingilizce'den, Fransızca'dan aktarma yoluyla pek çok kulak tırmalayıcı sözcük kullanılmaktadır. Türkçeleri olduğu halde, bilim ve teknik bahanesiyle batı sözcüklerinin kullanılması alışkanlık haline getirilmektedir. Gazete ilanları, tarihi sanat şehri İstanbul'u da zevksiz renkleriyle zedeleyen reklam levhaları "Fuel Oil" gibi "Flex" gibi, "Non-Women" gibi imlası bile Türkçe olmayan özentilerle dolu. Halbuki, on yıl önce Kızılay'daki kocaman levhası ile "Fuel Oil" sözünü Türkçe'ye sokan British-Petroleum (BP) şirketinden bile, "Fuel Oil" yerine "Yakıt Yağ" kullanmak saygısı beklenmeliydi.Bugün ikinci dil devrimi gerekiyor Türkçe'yi, Atatürk'ün ünlü sözü ile bir yabancı dil boyunduruğundan kurtarmışken, bir ikincisine mi atacaktık!
Yabancılar Mı Türkler Mi
Şerefine sahip her ülkede olduğu gibi, Türkiye'de de bir iş mi yapılacak, bir fikir mi alınacak, yurt içinden ve dışından önce bütün Türk kaynakları taranmalı, ancak ve ancak Türk bulunmadığı, ve bu ispat edildiği takdirde yabancıya başvurulmalıdır. Ancak bu suretle Türk yurdunda,yurduna çalışır. İnsanı ile, kafasıyla, kendine güveniyle Türk kalkınır. Yoksa, Türkiye'de fabrika da, üniversite de dolmuş olsa, Türk kalkınmış olmaz, Türkiye'de yabancılar kalkınmış olur.
Her şeyi yabancılardan beklemeyen, kendine güvenli, gerçek yapıcı kişi, ancak araştırma ile yetiştirilebilir. Araştırma ile yeni bilgi ortaya çıkarken, bir yandan da yapıcı ruhta gençler yetişmiş olur. Bu arada üniversite ülkenin önemli bir kabiliyet, bilgi ve insan gücü kaynağı haline gelmiş olur. Çeşitli özel ve devlet kuruluşlarında, öğretim üyelerinin danışmanlık yapmaları onlara ülke sorunlarını tanıtır. Bu suretle, araştırmalar da anlam kazanıp ülkeye yararlı hale gelirken bağımsız ve yeni görüşlerin de sorunlara katkısı sağlanmış olur
Eğitim