Bilimci, başka ülkelerle karşılıklı fikir alışverişi yapabilmek için birkaç yabancı dili o bilime yetecek kadar elbette bilmelidir. Ama öncelikle yaratıcılığın temel aracı olan kendi dilinde düşünebilme yeteneğine sahip olmalıdır.
Kendi dilinde düşünemeyen, her an dolaylı da olsa kendi dil ve kültürünün değersiz olduğu kendisine telkin edilen çocukta kimlik, benlik, haysiyet duyguları nasıl gelişebilir?
Bir gün Alptigin'in gözü atının terkisine bir tavuk ve bir torba saman bağlamış, yoldan geçmekte olan kendisine ait bir gulama ilişti. Gulamın yanına getirilmesini emretti. Gulamı huzuruna getirdiklerinde: "Bu bir torba samanla şu tavuğu nereden buldun?" dedi
Gulam: "Bir köylüden aldım." dedi.
Alptigin: "Her ay yirmisi camegi ve 30 dinar ekmek için olmak üzere 50 dinar aldığın halde satın aldığın şeylerin bedelini niye ödemiyorsun?" diyerek diğer askerlere ibreti âlem olsun ve kimse zorbalık yapamasın diye derhal cellât çağırtıp bu gulamın elindeki torbasıyla oracıkta idam edilmesini, boynuna da el koyduğu tavuğun asılmasını ve dellalın da her kim benzer bir şeye tevessül ederse onunla aynı kaderi paylaşacağını duyulmasını emretti. Bu vakadan sonra cümle askerlerin gözü korktu ve böylece riayetin emniyeti sağlanmış oldu.